externalize sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte externalize kelimesinin manası:

  1. Maddileştirmek, haricileştirmek, cismanileştirmek.
  2. [externalize (Amer.) ] dışa vurmak, yansıtmak, açığa vurmak, dışlamak, maddileştirmek

externalize ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • to externalize: Dışlamak Devamını Oku

  • materialize: [materialize (Amer.) ] maddileştirmek, gerçekleştirmek, cisimleştirmek, gerçekleşmek Maddileşmek, cisim haline girmek, cisimleşmek Devamını Oku

  • reverberate: Aksettirmek, aksolunmak, yankılamak, yankılanmak, geri vurmak, geri tepmek, yansımak Yansımak, yankılanmak, aksetmek, yansıtmak Devamını Oku

  • returned: Dönmek, geri dönmek, misilleme yapmak, geri göndermek, getiri sağlamak, getirmek (faiz vb), resmen bildirmek, hüküm vermek, karar vermek [mahk.], yansıtmak, milletvekili seçmek, geri vurmak, topu karşılamak, döndürmek Geri döndürülmüs Devamını Oku

  • connect: Bağlamak, bitiştirmek, birleştirmek, iletişim sağlamak; devreye sokmak, bağlanmak; ilgili olmak Bağlamak, raptetmek, bitiştirmek, birleştirmek Devamını Oku

  • lash: Bağlamak Kamçı darbesi Kamçı ucu Devamını Oku

  • yansıtmak: Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak, aksettirmek. İletmek, duyurmak, aktarmak Örnek: Palyaço, yaşamın sorunlarını lafsız, az lafla, ukalalığa kaçmadan yansıtmak durumundadır. H. Taner Devamını Oku

  • echo: Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses Yansımak, aksetmek Devamını Oku

  • maddileştirme: Maddileştirmek işi. Devamını Oku

  • geniş görüntülük işlemi: Geniş görüntülüğün çeşitli yöntemlerle sağlanması. (Başlıca üç yöntem vardır: Birden çok filmin görüntülerini yan yana yansıtmak; görüntüleri özel bir mercekle genişletip yansıtmak; geniş film kullanmak). Devamını Oku

  • aksettirmek: Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, Devamını Oku

  • slash: Kamçılamak Yarmak, uzun bir yara açar gibi kesmek Devamını Oku

  • reflex: ), (i.) geri çevrilmiş, ters, yansıyan (fizyol.) elinde olmayarak vukua gelen Devamını Oku

  • wept: Weep. İltihap akıtmak, ağlamak, gözyaşı dökmek, damlamak, sızmak, akıtmak, özsu akıtmak Devamını Oku

  • hamshackle: Gem vurmak, bir hayvanın ön ayaklarından birini iple başŸına bağŸlamak veya ilişŸtirmek; zapt etmek, dizginlemek Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar