fikir vermek sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte fikir vermek kelimesinin manası:

  1. Düşüncesini bildirmek.

Sponsorlu Bağlantılar

fikir vermek ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • fikir vermek: Düşüncesini bildirmek. Devamını Oku

  • danıştay: Yönetsel uyuşmazlıkları ve davaları görüp çözümlemek, Bakanlar kurulunca gönderilen yasa tasarıları hakkında düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını, ayrıcalık sözleşme ve koşullaşmalarını incelemek, Başbakanlıkça gönderilen her türlü işler hakkında düşüncesini bildirmek, yasalarda gösterilen öbür işleri görmek üzere Anayasa ile görevlendirilmiş yüksek yönetim yargılığı, danışma ve inceleme yeri. Devamını Oku

  • danıştay: Yönetsel uyuşmazlıkları ve davaları görüp çözümlemek, Bakanlar kurulunca gönderilen yasa tasarıları hakkında düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını, ayrıcalık sözleşme ve koşullaşmalarını incelemek, Başbakanlıkça gönderilen her türlü işler hakkında düşüncesini bildirmek, yasalarda gösterilen öbür işleri görmek üzere Anayasa ile görevlendirilmiş yüksek yönetim yargılığı, danışma ve inceleme yeri. Devamını Oku

  • tercüman olmak: Başkasının düşüncesini ve duygusunu bildirmek, anlatmak. Devamını Oku

  • fikir yürütmek: Düşüncesini söylemek. Devamını Oku

  • fikir: Düşünce, mülahaza, mütalaa Örnek: İşimizi, gücümüzü bırakmış olmak düşüncesini bir vazife yapmakta olduğumuz fikri susturuyordu. M. Ş. Esendal Düşün, ide. Kuruntu. Devamını Oku

  • ağzını kiraya vermek: Kendini de ilgilendiren bir konuda düşüncesini söylememek. Devamını Oku

  • haber vermek: Bildirmek, haber ulaştırmak. Devamını Oku

  • söz vermek: Bir işin yapılacağını kesinlikle bildirmek. Devamını Oku

  • fiyat vermek: İsteyeceği ya da ödeyeceği fiyatı bildirmek. Devamını Oku

  • signal: Dikkate şayan, belli, açık, vazıh, aşikâr, dikkati çeken, işaret veren (-ed, -ing veya -led, -ling) işaret Devamını Oku

  • basıla vermek: Bir provanın basıma uygun olduğunu bildirmek. Devamını Oku

  • cry quits: Yeter artık demek, hesabın ödenmişŸ olduğŸunu bildirmek; yarışŸmanın puan eşŸitliğŸi ile bittiğŸini bildirmek Devamını Oku

  • pronounce: Telaffuz etmek, söylemek, ilan etmek, duyurmak, bildirmek, ileri sürmek, fikrini söylemek Telaffuz etmek, söylemek Devamını Oku

  • buyurmak: Bir şeyin yapılmasını veya yapılmamasını kesin olarak söylemek, emretmek Örnek: Ahlak sadece kötülük etmekten çekinmek değildir, başkalarının edecekleri kötülükleri de önlemeye çalışmayı buyurur. N. Ataç Söylemek, demek, düşüncesini bildirmek Örnek: Çok doğru buyuruyorsunuz. F. R. Atay Gelmek, gitmek, geçmek, girmek Örnek: Salona buyurmaz mısınız? M. C. Kuntay Almak Örnek: Buyurunuz kahvenizi! M. E. Yurdakul Etmek, eylemek Örnek: Size karşı derin hürmeti vardı, lütuf buyurur sorarsanız yalnızlığını hissetmez. R. H. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar