fırkai naciye sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte fırkai naciye kelimesinin manası:

  1. Kur'an-I Kerim'e ve Sünnet-i Seniyeye sıkı sıkıya bağlı olup Ehl-i Sünnet ve Cemaat yolundan ayrılmayan müslümanlar. Bunlar kıyamete kadar lütf-u İlahi ile devam eder. (Osmanlıca'da yazılışı: fırka-i nâciye)

fırkai naciye ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • fırkai askeriye: Askeri fırka, tümen. (Osmanlıca’da yazılışı: fırka-i askeriye) Devamını Oku

  • fırkai siyasiye: Siyasi parti. (Osmanlıca’da yazılışı: fırka-i siyasiye) Devamını Oku

  • hırkai saadet dairesi: İstanbul’da Topkapı Sarayı’nda “mukaddes emanetlerin” bulunduğu yer. Burada yüzyıllardan beri, başta Peygamberimiz Hz.Muhammed’in (A.S.M.) hırkaları olmak üzere İslami nitelikte birçok mukaddes eşya saklanmaktadır. Bu eşya Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim tarafından, Mısır’ın fethinden (1517) sonra İstanbul’a getirilmiştir. (Osmanlıca’da yazılışı: hırka-i saadet dairesi) Devamını Oku

  • minhacüs sünnet: Sünnet yolu. Sünnet caddesi. Hazret-i Peygamber’in (A.S.M.) gittiği, emrettiği şeriat yolu. (Osmanlıca’da yazılışı: minhac-üs sünnet) Devamını Oku

  • hırkai şerif: (Bak: Hırka-i Saadet) (Osmanlıca’da yazılışı: hırka-i şerif) Devamını Oku

  • naciye: Kurtulan, selamete kavuşan. Cehennemden kurtulmuş, cennetlik Devamını Oku

  • hırkai saadet: Cenab-I Peygamber’in (A.S.M.) İstanbul’da Topkapı Sarayı’nda gümüş sandık içinde muhafaza edilen hırkasıdır. Mısır’ın fethi üzerine Mekke Şerifi tarafından diğer emanat-ı mübareke ile beraber Yavuz Sultan Selim Han’a hediye edilmiştir. Hırka-i Şerif de denir. (O.T.D.S.) (Osmanlıca’da yazılışı: hırka-i saadet) Devamını Oku

  • selefi salihın: Ehl-I Sünnet ve Cemaat’in ilk rehberleri: Tabiin ile Ashabın ileri gelenleri ve Tebe-i Tabiinden olan müslümanlar. (Osmanlıca’da yazılışı: selef-i sâlihîn) Devamını Oku

  • fıtır sadakası: Fitre. Müslümanlar tarafından ramazan ayına özel ve ramazan bayramına kadar verilmesi vacip olan bir tür vazife Devamını Oku

  • adabı muaşeret: Beraber yaşayışta, hoş ve İslamca yaşama ve geçinme usulleri. Peygamberin (A.S.M.) sünnetine uygun olan hareket. İnsanlara karşı edebli olma, insanca ve İslamca yaşama adabı. Adaba dair sünnet-i peygamberiyeye uymak.(… İki cihanın rahat ve selametini iki harf tefsir eder, kazandırır: Dostlarına karşı mürüvvetkarane muaşeret ve düşmanlarına sulhkarane muamele etmektir. M.) (Osmanlıca’da yazılışı: âdâb-ı muaşeret) Devamını Oku

  • sunna: Sünnet, temelini Peygamber Hz. Muhammet’in sözleri ve davranışŸlarının oluşŸturduğŸu İslami din kurallarının büyük kısmı (ayrıca Sünnet) Devamını Oku

  • sünnet çocuğu: Sünnet edilmiş veya edilecek çocuk Örnek: Yaralı asker biraz sünnet çocuklarını andırır. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

  • huruful mukattaa: Gr: Kur’an-ı Kerim’de sure başlarında bulunan, kesik kesik, ikisi üçü birleşik veya tek başına yazılı hafler. Elif Lam Mim, Ya Sin, Elif Lam Ra… gibi. Bunlar İlahi birer şifre olup, manalarını anlayanlar Resul-ü Ekrem (A.S.M.) ve O’nun varisleridir. (Osmanlıca’da yazılışı: huruf-ul mukattaa) Devamını Oku

  • halkı efal: Mu’tezile fırkasının bir tabiridir. Hayvan ve insanların, kendi fiillerinin hakiki müessiri olduğunu iddia etmelerine verilen isimdir. (Bu iddialarını Ehl-i Sünnet uleması müsbet delillerle reddetmiştir.)(Ehl-i dalalet ve bid’at fırkalarından bir kısım zatlar, ümmet nazarında makbul oluyorlar. Aynen onlar gibi zatlar var; zahiri hiçbir fark yokken, ümmet reddediyor. Bunda hayret ediyordum. Mesela: Mu’tezile mezhebinde Zemahşeri gibi, İ’tizalde Devamını Oku

  • circumciser: Sünnetçi, sünnet eden kimse Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar