fırlatılmak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte fırlatılmak kelimesinin manası:

  1. Fırlatma işi yapılmak.

Sponsorlu Bağlantılar

fırlatılmak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • fırlatma kesesi: Bazı böceklerde spermleri vas deferens’ten fırlatma kanalı ile penise pompalayan kese. Ejakulator kesesi. Kimi böceklerde spermleri Vas deferensten fırlatma kanalıyla penise pompalayan kese. Devamını Oku

  • fırlatılma: Fırlatılmak işi. Devamını Oku

  • telmih: Anlatılmak istenen şeyi söz arasında imalı olarak belli etme, açıkça söylememe Örnek: İleride dahi ağzını açıp da ufacık bir telmihte bulunmasın. E. E. Talu Bir dizede veya beyitte bilinen bir olay, bir atasözü, fıkra vb.ni hatırlatma sanatı, anıştırma. Devamını Oku

  • ardılmak: Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Devamını Oku

  • projection: Proje, tasarım, planlama, fırlatma, atış, izdüşüm, projeksiyon, gösterim, yansıtma, çıkıntı Fırlatma, atma, atış Devamını Oku

  • toss: Atmak Havaya fırlatmak (başı) arkaya Devamını Oku

  • çarpılmak: Çarpma işine konu olmak. Çarpık duruma gelmek Örnek: Bu adam, elli beş, altmış yaşlarında, boynu biraz yana çarpılmış, çıkık alınlı, çökük yanaklı, kara kuru bir ihtiyardı. R. N. Güntekin Çalınmak, soyulmak. Devamını Oku

  • evocativeness: Hatırlatan/Andıran olma vasfı, hatırlatma/meydana çıkartma eğŸiliminde olma vasfı, çağŸırma veya hatırlatma eğŸiliminde olma özelliğŸi Devamını Oku

  • eksiltmeye çıkarılmak: Bir iş, istekliler arasından uygun olana bırakılmak için hazırlanıp sunulmak, ºihaleye çıkarılmak. Devamını Oku

  • fırlatma evresi: Kalpte karıncık sisitolü sırasında karıncık içi basıncın semilunar kapakların basıncını yendiği ve kalpten damarlara kanın fırlatıldığı evre. Bu evrede kalbin kasılması izotoniktir. Hızlı ve yavaş fırlatma diye iki evreye ayrılır. Devamını Oku

  • araştırılmak: Araştırma yapılmak, gözden geçirilmek Örnek: İşte bu nokta araştırılmak ister. H. R. Gürpınar Devamını Oku

  • fırlatma: İşi. Kol ve bacağın vücudun orta çizgisinden türlü yönlere, son eklemine kadar hızla ve gergin olarak uzaklaştırılması. Devamını Oku

  • saçılmak: Saçma işi yapılmak. Etrafa dağılmak, yayılmak. Devamını Oku

  • yayılmak: Yayma işine konu olmak veya yayma işi yapılmak. Hastalık, pek çok kimseye geçmek veya bulaşmak. Devamını Oku

  • çakılmak: Çakma işine konu olmak Örnek: Ceketini serginin tahtasına çakılmış çividen alır, omuzlarına bırakır. S. F. Abasıyanık Hızla düşüp saplanmak. Ortaya çıkmak, farkına varılmak, anlaşılmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar