flat race sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte flat race kelimesinin manası:

  1. Engelsiz at yarışı, engelsiz koşu, engelsiz yarış

flat race ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • maniasız: Engelsiz. Engelsiz. Devamını Oku

  • unhindered: Engellenemeyen, engellenmemişŸ, engelsiz Devamını Oku

  • unhampered: Engelsiz, serbest, engellenmemişŸ Devamını Oku

  • gelişkin kurtçuk: Su torbacığı kaslaşan ve arakonakçı dokusunda küçük bir solucanı andıran çengelsiz şerit kurtçuğu. Devamını Oku

  • Baer diski: Aspidobothrea’Ların özellikle erişkinlerinde hemen hemen parazitin alt yüzünün tamamını kaplayan çengelsiz tutunma organı. Devamını Oku

  • unlimitedly: Sınırsız bir şŸekilde, kısıtlama olmaksızın, engelsiz; kısıtlanmamışŸ bir şŸekilde Devamını Oku

  • sepettopu alanı: Sepettopu oyununun oynandığı alan. Bu alan kapalı bir salonda olduğu gibi açık havada da bulunabilir. Dikdörtgen biçiminde, engelsiz sert bir yüzey olup çizgileri iç kenarlarından ölçüldüğünde, uzunluğu 26, genişliği ise 14 metredir. Devamını Oku

  • opisthaptor: Monogenea’ların erişkinlerinin ventral yüzünün hemen hemen tamamını kaplayan ve arka kısmında bulunan tutunma organı. Aspidogastrea’ların çengelsiz tutunma organı. Devamını Oku

  • unimpeded: Engellenmemiş. Engellenmemiş, engelsiz Devamını Oku

  • clean: Temizlemek, yıkamak, antmak Temizlenmek, paklanmak Devamını Oku

  • through thro thru: İçinden, bir yandan öbür yana, bir başından öbür başına Başından sonuna kadar Devamını Oku

  • Aspidogastrea: Erişkinlerinde hemen hemen tüm arka yüzeyi kaplayan oldukça büyük çengelsiz bir tutunma organına (arka veya Baer diski, opisthaptor) sahip, yumuşakçalar, keski solungaçlılar, teleostlar, kaplumbağalar veya dekapod kabuklularda parazitlenen, larval evrelerinde metamorfoz görülen, konak seçiciliği olmayan, larvaları genellikle ara konağa ihtiyaç duymayan, gelişimini farklı konaklarda devam ettirebilen küçük bir grup. Devamını Oku

  • rostrum: Kuşların gagası. Bazı balıklarda bulunan kemiksi uzantı. Devamını Oku

  • smooth: Düzeltmek, düzleştirmek Kolaylaştırmak Tatlılaştırmak (ses) Devamını Oku

  • açık: Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı Örnek: Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin Engelsiz. Örtüsüz, çıplak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar