franchising sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte franchising kelimesinin manası:

  1. Bir ürün, hizmet veya markanın imtiyaz hakkına sahip tarafın belirli bir süre ve koşullar çerçevesinde imtiyaz konusu şeyin yönetim ve organizasyonuna ilişkin bilgi birikimini sağlamak yoluyla, imtiyazdan gelen hakkını ticari faailiyetlerde bulunmak üzere ikinci tarafa verdiği uzun dönemli iş ilişkileri bütünü.
  2. Dağıtım ve pazarlama sistemlerinden biri.
  3. Yeni bir girişimcinin ilk yatırım maliyetini üstlenerek ve franchising sözleşmesiyle doğan belirli koşullara uyacağını taahhüt ederek güçlü bir markanın çatısı altında ticari faaliyet göstermesi.
  4. Bir tür bayilik.

franchising ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • franchise: Bk. franchising Hak, ayrıcalık, imtiyaz, muhafiyet, dokunulmazlık, satış tekeli hakkı, üyelik Devamını Oku

  • concession: Kabul, teslim, itiraf İmtiyaz, devlet veya diğer bir yetkili makam tarafından tanınmış imtiyaz, ayrıcalık Devamını Oku

  • engelleyici pazarlama: Yeni bir teknikle piyasaya giren ilk firmanın reklam kampanyalarıyla ve pazarlama stratejileriyle tüketicileri ikna ederek kendinden sonra girecek firmalar karşısında rekabet üstünlüğünü ele geçirmesi. Devamını Oku

  • kar: Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı; iş. Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı. Devamını Oku

  • entrepreneurialism: GirişŸImci ruhu veya girişŸimcinin görünümü Devamını Oku

  • franchised: Bayilik almışŸ olan, şŸirket ürünleri veya hizmetleri satma yetkisi olan, imtiyaz sahibi olan Devamını Oku

  • iti: İtici güç, ilham verici Örnek: Hayalî aşklar ona yaratmalarında en sıcak iti oluyor, iç iklimini uzun süre ısıtıyordu. H. Taner Belirli bir ereğe ulaşmak ya da belirli bir eyleme girişmek için duyulan güçlü ve sürekli tepi. Devamını Oku

  • entree: Giriş, antre, başlangıç yemeği, giriş müziği Giriş, giriş müsaadesi, giriş hakkı Devamını Oku

  • faaliyet giderleri: İşletmenin ana çalışma alanına ilişkin pazarlama, dağıtım, araştırma-geliştirme ve genel yönetim gibi tüm giderleri. krş. faaliyet dışı giderler Devamını Oku

  • pazar potansiyeli market potential: incelenen pazarda beklenen toplam talep. belirli bir dönemde, belirli bir düzeyde pazarlama aktivitesi ile belirli bir segmentte müşterilerin satın alabileceği toplam ürün miktarı. Devamını Oku

  • beklenen getiri: Girişimcinin yatırımdan belli bir dönem sonra elde edeceğini umduğu getiri. Devamını Oku

  • beklenen getiri: Girişimcinin yatırımdan belli bir dönem sonra elde edeceğini umduğu getiri. Devamını Oku

  • entrepreneurship: GirişŸImcilik, girişŸimci olma ve inisiyatif kullanma özelliğŸi, yeni bir işŸe başŸlama veya yeni bir işŸi üstlenme alışŸkanlığŸı Devamını Oku

  • genericide: Genericide, bir ticari markanın genel nitelik kazanacak kadar yaygın olması durumuna geldiğŸi zaman ticari marka haklarını kaybetmesi (örneğŸin, Xerox ismi xerox olarak değŸişŸir, Band-aid ismi band-aid olarak değŸişŸir, vs.) Devamını Oku

  • nokta: Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar