glot sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte glot kelimesinin manası:

  1. Sonek lisan konuşabilen: tetraglot dört lisan bilen kimse.

glot ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • bilingual: Ana dilinin yanı sıra ikinci bir dili de aynı şekilde konuşabilen, iki dilli İki dili aynı derecede konuşabilen kimse. Devamını Oku

  • language: Dil, lisan Konuşma kabiliyeti Herhangi Devamını Oku

  • dana: İneğin, sütten kesildikten sonra bir yaşına kadar olan yavrusu. Bilen, bilgili, zeki kimse. Devamını Oku

  • mixer: Mikser, sokulgan kimse, sosyal kimse, karıştırıcı, tanışma toplantısı Karıştırıcı şey veya kimse Devamını Oku

  • tongue: Dil vuruşu yapmak Tahtalara geçme kenar yapmak Devamını Oku

  • gourmet: Ağzının tadını bilen kimse. Ağzının tadını bilen kimse, şaraptan anlayan kimse Devamını Oku

  • speech: Konuşma yeteneği, söyleme yetisi, natıka Konuşma, söz söyleme, tekellüm Devamını Oku

  • jabbering: Hızlı konuşmak, çabuk ve anlaşılmaz konuşmak, ağzında yuvarlamak Geveze kimse, konuşŸkan kimse, hızlı konuşŸan kimse; anlaşŸılması zor hızlı ve gürültülü konuşŸma, laklak Devamını Oku

  • hatip: Topluluk karşısında konuşan kimse, konuşmacı. Bir topluluk karşısında etkili, açık, düzgün konuşarak düşüncesini anlatmada, duygusunu aşılamada yetenekli kimse Örnek: Bu genç doktor, birçok meslektaşları gibi, biraz da hatipti. Ö. Seyfettin Cuma ve bayram Devamını Oku

  • evirgen: İşini bilen, ölçülü ve hesaplı iş gören. İşini bilen, tedbirli kimse. Devamını Oku

  • evirgen: İşini bilen, ölçülü ve hesaplı iş gören. İşini bilen, tedbirli kimse. Devamını Oku

  • afazi: Söz yitimi. Beyindeki ilgili alanların tahribi sonucu, konuşma veya konuşulanı anlama yeteneğinin kaybı. Disfazi, aynı durumun daha hafif bir formudur. Devamını Oku

  • arif: Çok anlayışlı ve sezgili (kimse), varışlı Anlayışlı, kavrayışlı, sezgili. Devamını Oku

  • yapper: Laf ebesi, boşŸ konuşŸan, çok konuşŸan kimse, konuşŸkan kimse; bağŸıran kimse, çığŸırtkan; yüksek sesle konuşŸan kimse Devamını Oku

  • conversant: With aşina olan, erbap, yakından bilen, iyi bilen. Tanınmış, bilinen, bilen; deneyimli Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar