gogglebox sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte gogglebox kelimesinin manası:

  1. Televizyon

gogglebox ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • gogglebox: Televizyon Devamını Oku

  • televizyoncu: Televizyon satan kimse. Televizyon onarıcısı. Devamını Oku

  • televizyonculuk: Televizyon yapma, onarma veya satma işi. Televizyoncunun yaptığı iş. Devamını Oku

  • buttes chaumont okulu: Fransız Radyo-Te-levizyon Kurumu’nun Paris yakınındaki Buttes-Chaumont’da bulunan işliklerinde, André Falk yönetiminde çalışan televizyon oyunları bölümü için kullanılan terim. Bu okulun amacı, eldeki olanaklardan (görünçlük oyunları, filmler, televizyon filmleri) yararlanarak, en kısa zamanda televizyona özgü, salt televizyon nitelikleri taşıyan oyunlar gerçekleştirmek, televizyon türleri oluşturmak, televizyon deyişi yaratmaktı. Fransız televizyonunun emekleme çağına rastlayan bu çalışmalar 1956’dan 1965’e Devamını Oku

  • renkli televizyon: Renkleri olduğu gibi ekrana yansıtan televizyon sistemi veya aleti. Doğadaki renkleri aktarabilen, siyah-beyaz televizyon için yeterli olan parlaklık bilgisinin yanı sıra, iki renk arasındaki değişikliği veren renklilik bilgisini de içeren Devamını Oku

  • türkiye radyo televizyon kurumu: Trt TV. Türkiye’de 1961 Anayasasına göre, 24.12.1963 gün, 359 sayılı yasayla kurulan, radyo ve televizyon yayınlarının tekelini elinde bulunduran, bu yayınları yürütmekle görevli, tüzel kişiliği olan, özerk, kamu iktisadi teşekkülü. (Ancak, kurumun özerkliği, 29.2.1972 gün, 1568 sayılı yasayla kaldırılmıştır. TRT’de televizyon çalışmaları, doğrudan doğruya Genel Müdüre bağlı olan TRT Televizyon Dairesi’nce yürütülür. Birinci Beş Yıllık Devamını Oku

  • eurovision: Avrupa Yayın Birliği üyesi ülkelerin televizyon örgütleri arasında kurulan Avrupa Televizyon Birliği. (Amacı, üyeleri arasında televizyon izlencesi alış verişini ve kıtalararası televizyon bağlantısını sağlamaktır. Türkiye bu bağlantıdan ilk kez 1972 Münih Olimpiyatları sırasında yararlanmaya başladı). Devamını Oku

  • kutucuklu televizyon: İçinde, önceden doldurulmuş mıknatıslı görüntü kuşağı bulunan ya da istenilen televizyon izlencesini saptamak üzere boş mıknatıslı görüntü kuşağı taşıyan televizyon kutucuğunu kullanan televizyon kolu. Devamını Oku

  • dört ışıtaçlı alıcı: Renkli televizyon alıcısı çeşidi. (Renkli televizyon alıcıları genellikle üç ışıtaçlıdır. Fakat RCA’nın geliştirdiği renkli televizyon alıcısında, biri parlaklık için görüntü-ortikon, üçü de renk bilgisi için vidikon olmak üzere dört alıcı ışıtacı bulunur). Devamını Oku

  • görsel işitsel araçlar: Hem görme hem işitme duyularını aynı zamanda etkileyen, görsel-işitsel eğitimde kullanılan araçlar; görsel araçlar ile işitsel araçların bileşimi. (Bunların başında sesli filmler (sinema) ile televizyon yayını (televizyon) gelir.görsel-işitsel araçların başlıcaları şunlardır: Film gösterici, saydam resim gösterici, mıknatıslı görüntü aygıtı, televizyon almacı, radyo, kapalı yayın düzeni, ses aygıtı, plakçalar, dil işlemeliği, film kutucuğu, televizyon kutucuğu). Devamını Oku

  • izlence değişimi: Ulusal ya da uluslararası televizyon ağlarında yer alan yayaçlar arasında karşılıklı televizyon izlencelerinin alınıp verilmesi işi. Devamını Oku

  • enine im: Mıknatıslı görüntü kuşağında televizyon iminin televizyon yoluna dikey olarak saptanmış durumu. Devamını Oku

  • helen hunt: Helen Hunt, (1963 doğŸumlu) ABD’li sinema ve televizyon oyuncusu (“Mad About You” televizyon dizisi ve “As Good As It Gets” filmi yıldızı) Devamını Oku

  • kineskopi: Bir televizyon görüntüsünü, televizyon taramasıyla eşzamanlı bir sinema kamerasıyla ekrandan hareketli olarak kaydetme yöntemi. Devamını Oku

  • belgesel: Belge niteliği taşıyan, dokümanter Örnek: Televizyon spikeri bu belgesel yayın boyunca hayli vaaz verdi. H. Taner Belge niteliği taşıyan film veya televizyon programı. Belge niteliği taşıyan film ya da televizyon izlencesi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar