gözden uzak tutmak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte gözden uzak tutmak kelimesinin manası:

  1. Önem vermemek, arka plana itmek: Çıkarlarını gözettiği sınıfı gözden uzak tutmak, adını andırmamak isterler.

gözden uzak tutmak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • uzak tutmak: Uzakta kalmasını sağlamak: “Hayatımızın o dönemlerdeki durallığı, biteviyeliği, romanı toplumumuzdan uzak tutmuştur.” -S. İleri. Devamını Oku

  • omuz silkmek: Aldırmamak, önem vermemek, önemsiz bulmak. Aldırmamak, önem vermemek: “Seni hizmetime alacağım, dedim. Âdeta omuz silkerek: -Pekâlâ, dedi.” -F. R. Atay. Devamını Oku

  • stand off: Uzak durmak, razı olmamak, denize açılmak, geçici olarak uzaklaştırmak, ücretsiz izin vermek, uzak tutmak, yaklaştırmamak Devamını Oku

  • aldırış etmemek: Önem vermemek, aldırmamak, ilgilenmemek. 1) ilgi göstermemek, ilgilenmemek, ilgisiz kalmak; 2) önem vermemek, aldırmamak, umursamamak: “Kendi alanına dokunmayan bir şeye aldırış etmez.” -H. E. Adıvar. Devamını Oku

  • arka plana kaymak: 1) gözden düşmek: “Bu üslubu ve bakış açısı yüzünden arka plana kaymış.” -T. Buğra. 2) önemini yitirmek, değersizleşmek. Devamını Oku

  • uzak göçüşme: Yan yana bulunmayan ünsüzlerin yer değiştirmesi, uzak metatez: ödünç >öndüç, lanet > nalet, zerdali > zeldari vb. (Derleme., uzaktan geçişme, uzaktan metatez, ırak aktarım, uzaktan göçme) Bazı sözcüklerde yan yana Devamını Oku

  • uzak: Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı Örnek: Mualla, uzaklardan bir ses duyar gibi oldu. P. Safa Arada çok zaman bulunan. Eli, gücü veya hükmü yetişmez. Devamını Oku

  • elinde tutmak: 1) kendi tekelinde bulundurmak, başkalarına kaptırmamak; 2) bir malı satmayıp bekletmek. Devamını Oku

  • bu yüzden: Bundan dolayı, bunun için Örnek: Eski çete reislerinden Erenköylü Şaban bu yüzden yakalanmıştı. H. Taner Devamını Oku

  • retain: Alıkoymak tutmak, elinde bulundurmak Ücretle tutmak (avukat, uzman) Devamını Oku

  • uzakça: Biraz uzak. Devamını Oku

  • özden: Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgili. İçten, candan, samimi Örnek: Ama ne kadar özden, ne kadar inandırıcıydı bir bilseniz. Y. Z. Ortaç Timüs. Devamını Oku

  • keep out: Uzak tutmak, dışarıda tutmak, içeri almamak, uzak durmak, yaklaşmamak, girmemek Girmeyin!, yaklaşmayın!, uzak durun! Devamını Oku

  • bacaklar uzak: Ayakların birbirine uzak duruşu. Devamını Oku

  • uzak atış: Yakın atışın üst sınırından daha uzak, elbisede herhangi bir atış artığı bırakmayacak mesafeden yapılan atışlar. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar