groupthink sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte groupthink kelimesinin manası:

  1. Grup düşŸüncesi, benzer ola eğŸilimi; bazı kararların grup içinde alınması gerektiğŸi düşŸüncesi (bireyden ziyade); bireysellik ve yaratıcılık eksikliğŸi

groupthink ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • isolösin: Kas dokusunda metabolize edilen, daima lösin ve valinle birlikte dengeli olarak alınması gereken, eksikliğinde hipoglisemiye benzer semptomlar oluşan amino asit. Devamını Oku

  • güvenilirlik: Güvenilir olma durumu. Herhangi bir aygıtın ya da bu aygıtı oluşturan bölümlerin gerektiği biçimde çalışma olasılığının derecesi. Devamını Oku

  • yaratıcılar siyasası: Yalnız yaratıcılar sinemasına önem vermek; bir film yaratıcısının kişiliğini, yaratma işinde en önemli etken görmek; belli bir yaratıcının bütün yapıtlarını, yaratıcı olmayan sinemacının en iyi filmlerine üstün tutmak; yaratıcının, bir sonraki filminin bir öncekine göre sürekli bir gelişme içinde bulunduğunu ileri sürmek biçiminde kendini gösteren sinema eleştirisi tutumu. Devamını Oku

  • duruşma dışı kararları: C. Savcısının yazılı ya da sözlü düşüncesi alındıktan sonra, duruşma yapılmaksızın verilen kararlar. Devamını Oku

  • temel düşüncesi: Alman budunbilimcisi A. Bastian’ın (1826-1905) “insanların asal ruhsal ve düşünsel yapılarının benzer olmaları nedeniyle temelde de benzer biçimde düşündüklerini ileri sürdüğü görüşü, a. bk. halk düşüncesi. Devamını Oku

  • pika: Hayvanların gıda niteliğinde olmayan yabancı maddeleri yemeleri veya yalamaları, alotrofaji. Tuz eksikliği, fosfor eksikliği ve kalsiyum / fosfor dengesinin bozulmuş olması, D vitamini eksikliği, dengesiz beslenme, hormonal faktörler, kötü alışkanlıklar ve stres gibi durumların bir veya birkaçının birlikte bulunması sonucu ortaya çıkar. Devamını Oku

  • ingroup: Sosyol üyelerinin karşılıklı bir dayanışma içinde olduğu herhangi bir grup. Grup Devamını Oku

  • snappishness: Isırma eğŸilimi; sert olma eğŸilimi, aksi olma eğŸilimi, kısa ve kaba cevaplar verme eğŸilimi Devamını Oku

  • beriberi: Genellikle Uzak Doğu ülkelerinde B vitamini eksikliğinden ileri gelen bir hastalık. B vitamini noksanlığında meydana gelen ağır bir polinevrit. Devamını Oku

  • homogami: Benzer türlerin birbirleriyle çiftleşme eğilimi. Devamını Oku

  • cartilaginous: Kıkırdaklı Kıkırdağa benzer İskeleti daha Devamını Oku

  • endositoz: (Yun. endon: içine; kytos: boşluk) Ökaryot hücrelerin plâzma zarının içeri çökmesi ile bir kesecik içinde dışarıdan madde alınması. Pinositoz, fagositoz. Hücre zarının dış tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir Devamını Oku

  • durumun denetlenmesi: Bir gözlem ya da deneylemede değişkenler arası etkileşime karışan tüm etkenlerin tanınması ve gereğinde elenebilecek biçimde egemenlik altına alınması, bkz. denetim, deneyin denetlenmesi. Devamını Oku

  • olgunlaşma ilkesi: Öğrenmenin başarılı olabilmesi için konuların düzenlenmesinde öğrencilerin eriştikleri olgunluk düzeyinin dikkate alınması gerektiği ilkesi. Devamını Oku

  • Samoyed köpeği: Rusya’Dan köken alan, yüzyıllar boyunca Sibirya’da Samoyed kabilesi tarafından kızaklarının çekiminde kullanılmış, vücudu sıkı, kaslı, güçlü ve dinamik, tüylerinin uç kısımları gümüşi renkte ve rengi beyaz, sarı veya krem rengi, burnu siyah veya kahverengi, dışa dönük, arkadaş canlısı, iyi huylu ve oyuncu, çok zeki fakat bazen itaat eğitimine direnebilen, kavgacı olmayan fakat gerektiğinde başının çaresine Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar