güdük kalma sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte güdük kalma kelimesinin manası:

  1. Kalıtımsal nedenlerle ya da çocukluğun ilk yıllarında baş gösteren kimi hastalıklar yüzünden, örgenlerden herhangi birinin düzgülü olarak gelişememesi.

güdük kalma ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • dışkıl aşama: (Ruhsal çözümleme) Çocukluğun ilk yıllarında büyük aptes yapmaya ve ilişkili örgenlerin sağladığı kösnül duyumlara bağlılık gösterilen aşama. Devamını Oku

  • ruhsal kökenli beden hastalıkları: Ülser, astım ve şeker hastalığı gibi çoğu zaman ruhsal nedenlerle gelişen ve beden yapısı ya da görevlerinde çöküntülere sebep olan hastalıklar. Devamını Oku

  • dışkıl sadistlik aşaması: (Ruhsal çözümleme) Sevgeç gelişiminde ilk çocukluğun kız, erkek ayırımı döneminde, acı veren dışkılama içgüdülerinin güçlü olduğu basamak. Devamını Oku

  • ağır hastalık: İyileşmesi güç olan hastalık Örnek: Niyazi zayıftı, çocukluğunda ağır hastalıklar geçirmişti. O. Kemal Devamını Oku

  • güdü: Bilinçli veya bilinçsiz olarak davranışı doğuran, sürekliliğini sağlayan ve ona yön veren herhangi bir güç, saik Örnek: Çocuğun bunalım geçirmesi, gelişen cinsel güdülerini doyuramaması anlamındadır. Ç. Altan Kaynağı akıl olan sebep, saik. Bir Devamını Oku

  • dışsatım kötümserliği: Gelişmiş ülkelerdeki korumacılık yüzünden dış ticaret hadlerinin dışsatıma yönelik kalkınmayı benimseyen az gelişmiş ülkelerin aleyhine döneceği ve daha sonraki aşamada gelişmiş ülke mallarına yönelik dışalım istemi azalacağından gelişmiş ülkelerin de bu süreçten zararlı çıkacağını ileri süren görüş. Devamını Oku

  • dışsatım kötümserliği: Gelişmiş ülkelerdeki korumacılık yüzünden dış ticaret hadlerinin dışsatıma yönelik kalkınmayı benimseyen az gelişmiş ülkelerin aleyhine döneceği ve daha sonraki aşamada gelişmiş ülke mallarına yönelik dışalım istemi azalacağından gelişmiş ülkelerin de bu süreçten zararlı çıkacağını ileri süren görüş. Devamını Oku

  • bağışık: Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf. Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan. Devamını Oku

  • döşemtasarı: Bir yapıda oturanların ya da yapıyı kullananların yararlanacakları su, elektrik, havagazı ve benzeri kolaylıkların, nasıl bir uygulayımsal düzen içinde yapıda yer alacağını gösteren çizimtasar. Devamını Oku

  • alopesi: Kellik Doğuştan veya kazanılmış nedenlerle, kılların gelişimindeki bir yetersizlikten veya kılların dökülmesinden kaynaklanan, kıl veya yapağı örtüsündeki genel veya yerel yetersizlik, kıl dökülmesi, hlk. yılan hastalığı. Devamını Oku

  • kalma durumu: Bulunma durumu. (Derleme., bulunma hali, -de hali) Ad veya ad görevli sözcüğün taşıdığı kavramda bulunduğunu bildiren durum. Türkçede bu durum -de (-da, -ta, -te) ekiyle bildirilir: Evde (ev-de) , arabada Devamını Oku

  • güdümcülük: Bir ülkenin ekonomi, tarım vb. işlerinde tutulan güdümlü yol. Liberalizm karşıtı olarak, ekonominin bir üst otorite tarafından yönlendirilme anlayışı. Devamını Oku

  • gönüllü dışsatım kısıtlamaları: Genellikle dışalımcı bir sanayileşmiş ülke ile çoğunlukla emek yoğun mal dışsatımı yapan az gelişmiş ülke arasında, siyasi ve iktisadi baskıyla gerçekleştirilen anlaşma gereği dışsatım üzerine konulan, yeni korumacılık akımı kapsamındaki bir tür kota. krş pazar payı düzenleme anlaşmaları, Çok Elyaflı Tekstil Anlaşması Devamını Oku

  • kalıtımsal yatkınlık kuramı: Kimi bireylerin belirli hastalıklara karşı kalıtsal bir yatkınlık gösterdikleri görüşü. (Hastalığın gelişmesi elverişli koşullarla karşılaşılmasına bağlıdır.) Devamını Oku

  • güdücü ırakgörör güdücü: Büyük ırakgörürlere koşut olarak bağlanmış küçük çapta ırakgörür; göz merceğinin ortasında birbirini dik kesen iki ince telin kesim noktası gözlem boyunca herhangi bir kılavuz yıldıza çevrili tutulur . Böylece büyük ırakgörür bu süre içinde göğün aynı doğrultusunda kalmış olur. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar