gülbank sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte gülbank kelimesinin manası:

  1. Hep bir ağızdan ve makamla yapılan dua veya ant
    Örnek: Dışarıya fırlayan bütün davetliler de bu gülbange iştirak ediyorlardı. E. E. Talu

gülbank ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • göçmek: Yerleşmek amacıyla mahalle, köy, şehir veya ülke değiştirmek Bazı hayvanlar, sıcak iklimli ülkelere gitmek. Devamını Oku

  • heyamola: Gemicilerin veya işçilerin birlikte bir şey çekerken “haydi çek, gayret” anlamlarında bir ağızdan yüksek sesle ve makamla söyledikleri söz. Devamını Oku

  • gülütçü: Bir skeçte, revüde veya eğlence gösterisinde eklenen sözleri ve durumları hazırlayan kimse. Bir skeçte, revüde ya da eğlence gösterisinde eklenen sözleri ve durumları hazırlayan kimse. Devamını Oku

  • güvela: Açık yeşil, maviye çalan göz rengi. Bu renkte olan Örnek: Karabuğday rengindeki esmer simasının üzerinde bir çift duru bakışlı güvela gözleri vardı. E. E. Talu Devamını Oku

  • gösterme belirteci: Bir eylemin, bir adın veya başka bir belirtecin anlamını, gösterme yoluyle sınırlayan belirteç: İşte geldik; İşte burada oturuyoruz; Ta uzaklara gitti; İşte kalem, işte defter vb. Devamını Oku

  • gösterme zarfı: Bir fiilin, bir ismin veya bir zarfın anlamını gösterme yoluyla sınırlayan zarf: Ta uzaklara gitti gibi. Devamını Oku

  • günlük güneşlik: Açık ve bol ışıklı, sıcak, yağışsız (yer veya hava) Örnek: Meteorolojinin günlük güneşlik bir hava vaat ettiği, resmen sağanak yağışlı bir sabahtı. H. Taner Devamını Oku

  • bir göz ağlarken öbür göz gülmez: Keder veya sıkıntı varken dostlar, akrabalar eğlenmemelidir. Devamını Oku

  • sanmak: Bir şeyin olma veya olmama ihtimalini kabul etmekle birlikte, olabileceğine daha çok inanmak, zannetmek Örnek: Sahiden hasta sanıyorlar, tebdilihava tavsiye ediyorlardı. S. F. Abasıyanık Gibi gelmek, farz etmek Örnek: Bu hareketimi tamamıyla histen gelen bir şey sandı. P. Safa Bir şey veya kimsenin … olduğunu düşünmek Örnek: Doktor Sevim, hastayı ilk gördüğü an kendinde değil sanmıştı. A. İlhan Devamını Oku

  • gökada: Milyonlarca yıldızdan yıldız kümelerinden, bulutsu ve gaz bulutlarından oluşmuş, Samanyolu gibi bağımsız uzay adası. Devamını Oku

  • gök gürlemesi: Şimşek çaktıktan veya yıldırım düştükten önce veya sonra havada duyulan gürültü. Devamını Oku

  • göze yutağı: (karşılık: sitofarinks), (Yun. kytos = boşluk,Yun. pharynx = yutak): Bazı birgözeli hayvanlarda ağızdan dış-plâzmaya doğru uzanan tüp biçiminde bir yapı. Devamını Oku

  • gömülmek: Gömme işi yapılmak veya gömme işine konu olmak Örnek: Çok muhteşem bir cenaze töreniyle gömüldü. Ç. Altan Yerleşmek, oturtulmak, kendini gömmek Yok olmak, kaybolmak, görünmez olmak Örnek: Eğer meselede bir sır varsa, o sır Nina Devamını Oku

  • gök ada: Milyonlarca yıldızdan, yıldız kümelerinden, bulutsu ve gaz bulutlarından oluşmuş, saman yolu gibi bağımsız uzay adası, galaksi. Devamını Oku

  • gönül: Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı Örnek: Gönüllerin birbirine kaynaştığı o günler millî bayramlarımızdan biriydi. O. S. Orhon İstek, arzu. (Geniş anlamda) Duyguların, ruhsal kıpırdanmaların, iç çabaların taşıyıcısı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar