gümbürtüsüz sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte gümbürtüsüz kelimesinin manası:

  1. Çizgi.
  2. Sıyrık, çizgi biçiminde yara
    Örnek: Şapkası ezilmiş, ceketi yakasından ta omuzuna kadar yırtılmış, yüzü gözü çizikler, çürükler içinde... Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Çizilmiş.
  4. Gümbürtüsü olmayan.

gümbürtüsüz ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • çizik: Çizgi. Sıyrık, çizgi biçiminde yara Örnek: Şapkası ezilmiş, ceketi yakasından ta omuzuna kadar yırtılmış, yüzü gözü çizikler, çürükler içinde… Y. K. Karaosmanoğlu Çizilmiş. Devamını Oku

  • yırtılmak: Yırtma işi yapılmak veya yırtma işine konu olmak Örnek: Şapkası ezilmiş, ceketi yakasından ta omzuna kadar yırtılmış, yüzü gözü çizgiler, çürükler içinde. Y. K. Karaosmanoğlu Çekinmesi, sıkılması kalmamak. Devamını Oku

  • kıpırtısız: Kıpırtısı olmayan Örnek: Pembe mum alevleri, ortalığın sükûnu kadar kıpırtısızdı. C. Uçuk Kıpırtısı olmadan Örnek: Dümen başında kıpırtısız duran adam, hiçbir şey bilmiyor. Z. Selimoğlu Devamını Oku

  • gıcırtısız: Gıcırtısı olmayan. Devamını Oku

  • gümbürtü: Birdenbire yankılı ve derinden gelen patlama, yıkılma, çarpma sesi, şiddetli gürültü Örnek: Sessizlik öyle yoğun ki, handiyse yüreklerinin gümbürtüsünü işitiyorlar. A. İlhan Devamını Oku

  • gümbürtülü: “Gümbürtü” sesi çıkaran Örnek: Gerilimli, gümbürtülü bir dönem yaşıyordum. Ç. Altan Devamını Oku

  • örtüsüz: Örtüsü olmayan. Örtülmemiş Örnek: İşte yalının penceresinde yengemin örtüsüz başı renkli bir demet… Y. Z. Ortaç Açık seçik, gizlenmeyen Örnek: En ciddileri bile cıvıtan meclis, örtüsüz telmihlere, taşkın hareketlere de müsamaha etmeye başlamıştı. P. Safa Devamını Oku

  • zımbırtı: Telli bir çalgıyı acemice çalarak çıkarılan çirkin ses. Bu çirkin sesi çıkaran şey. Devamını Oku

  • hoşgörüsüz: Hoşgörüsü olmayan, hoşgörü ile davranmayan, müsamahasız, toleranssız Örnek: Bakın, hikâye zordur, acımasız ve hoşgörüsüzdür. Oturursunuz ve başından kalkamazsınız. T. Dursun K Devamını Oku

  • gündüz yırtıcıları: Uyurken zihinde beliren olayların, düşüncelerin bütünü, rüya Gerçek olmayan şey, imge, hayal. Devamını Oku

  • göz kapağı: Pişmemiş veya az pişmiş. Gözü rahatsız eden, göze batan (renk, ışık) Devamını Oku

  • sırt: Omurgalı veya omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm Örnek: Arabacı katırın sırtına binmiş. F. R. Atay İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Devamını Oku

  • cızırtısız: Cızırdamayan, cızırtısı olmayan. Devamını Oku

  • şapkasız: Şapkası olmayan Örnek: Bu hiç kendine benzemez, dedi, şapkasız resmi yok mu? M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • patırtısız: Patırtısı olmayan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar