güzide sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte güzide kelimesinin manası:

  1. Seçkin, seçilmiş, seçme
  2. Aydın, okumuş, seçkin (kimse)
    Örnek: Bir milletin güzidesiyle halkı arasında bu derece tezat doğru mudur? O. S. Orhon
  3. Seçkin, seçilen, beğenilmiş.
  4. seçkin, seçilmiş, beğenilmiş

güzide ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • bergüzide: Seçkin. Seçilmiş. Devamını Oku

  • güzin: Seçilmiş, seçkin, beğenilmiş. seçen, seçilmiş, seçkin, beğenilmiş. – hz. muhammed (s.a.s)’in dostu (halifesi) hz. ebu bekir, ömer, osman ve ali (r.anhum) Devamını Oku

  • halvetgüzide: (Halvetgüzin) f. Halveti, tenha bir yeri seçmiş olan kimse. Devamını Oku

  • measiri bergüzide: Seçme güzel eserler, izler, nişanlar. (Osmanlıca’da yazılışı: measir-i bergüzide) Devamını Oku

  • gözü kara: Korkusuz (kimse) Örnek: … halkın emrinde, halkın yararına çalışacak ama, kafa asker kafası olacak, disiplinli, gözü kara, sonuç alıcı. A. İlhan Devamını Oku

  • göz bebeği: Gözde irisin ortasında bulunan, ışığın azlığına veya çokluğuna göre büyüyüp küçülen yuvarlak delik Örnek: Göz bebeklerinde o ara beliriveren pırıltıyı, acaba neye yormalı? A. İlhan Çok sevilen, önem verilen kimse vb Örnek: Bir insanla değil, bir milletin göz bebeği ile evleniyorsun. H. Taner Omurgalı gözünde irisin ortasında bulunan ve ışınların geçerek ağ tabakaya ulaştığı, irisin çevresindeki silli yapının kasılması ile genişliği Devamını Oku

  • gösteri görüşmesi: Görüşmeci takımının kullanıldığı alan araştırmalarında, görüşmeciler arasında uygulama birliğini sağlamak amacıyla yapılan örnek görüşme. Devamını Oku

  • güneşin görünürde devinimi: Tutulum ve eşlek düzlemleri arasındaki 23° 27″lık açı nedeniyle, güneşin iki dönence arasında, gidiş ve dönüşü bir yıl süren devinimi. Devamını Oku

  • lektotip: (Yun. lektos: seçilmiş; typos: örnek) Türün ilk tanımlanmasında holotip belirtilmemişse tipi yeniden daha ayrıntılı olarak tanımlayabilmek için bir seri sintipten seçilen ve holotipe eş değer birey. Orijinal tanımlaması yapıldıktan sonra Devamını Oku

  • seçkin: Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün, mümtaz, güzide, mutena, elit Örnek: Aralarında yurt çapında ün yapmış bilim adamları vardı, mühendisler vardı, kadın erkek seçkin aydınlar vardı. H. Taner Bir toplumda gücü ve saygınlığı olan kişi veya grup. Devamını Oku

  • göğüslemek: Göğsünü dayayarak zorlamak Örnek: Vapurlara, trenlere ihtiyarları itip, çocukları ezip, kadınları göğüsleyip biniyoruz. O. S. Orhon Karşı durmak, engel olmak, direnmek. El ve ayak çalışırken göğüsle itmek. Devamını Oku

  • göğüs: Vücudun boyunla karın arasında bulunan ve kalp, akciğer vb. organları içine alan bölümü, sine. Bu vücut bölümünün ön tarafı, sırt karşıtı Örnek: Genç ve meçhul kadın çocuğunu göğsüne basarak girdi. A. Gündüz Bu Devamını Oku

  • gürcü: Gürcistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse. gürcistan ahalisinden veya bu ahalinin soyundan olan. gürcistan ahalisine ait Devamını Oku

  • muhtar: Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse Örnek: Bir sabah kalktım, sofaya muhtar önde bütün köylü yığılmış. H. E. Adıvar Her işe burnunu sokan. Özerk. Devamını Oku

  • güvenirlik görevi: Markanın halk üzerinde güven duygusunu uyandırma görevi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar