hakem sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte hakem kelimesinin manası:

  1. Tarafların aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için yetkili olarak seçtikleri ve üzerinde anlaştıkları kişi.
  2. Belirli bir konudan iyi anlayan kimse.
  3. Seçme ve karar verme yetkisi bulunan kimse.
  4. Karşılaşmaları, yarışmaları kurallara uygun ve yansız olarak yöneten kimse
    Örnek: Hakem, üçüncü defa tekrar ederse güreşe son vereceğini ilan etti. H. E. Adıvar
  5. Bk. yansız aracı
  6. Oyunun kurallara uygun olarak yönetilmesinden sorumlu olan ve kararlarına uyulması gereken görevli.
  7. 1. bir uzlaşmazlığın halli için tarafların üzerinde anlaştıkları kimse. 2. çeşitli yarışmaları, müsabakaları idare eden kimse. 3. jüri, bir yarışmada değerlendirme yapan kimse. 4. allah'ın isimlerinden. hüküm veren, karar veren, bütün meselelerin kendisine döndüğü hüküm sahibi.
  8. İki tarafın anlaşmak üzere hükmüne rıza göstermek için seçtikleri kimse. Haklı ve haksızın ayrılmasında aracılık eden.

hakem ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • yardımcı hakem: Karşılaşmalarda sayıları, uyarmaları tespit eden ve sonuç ile birlikte tutanağı yazıp imza eden yetkili, yardımcı hakem, yan hakem, yan yargıcı. Futbol karşılaşmalarında oyun alanının yan çizgisi boyunca oyunu takip eden, Devamını Oku

  • başhakem: Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı, başyargıcı. Oyunu yöneten iki hakemden anlaşmazlık halinde kararda yetki üstünlüğü olanı. Devamını Oku

  • hakem kararı: Sporda özellikle güreş ve boksta sonucun hakem veya hakemler tarafından belirlenmesi. Mahkemeler tarafından belirlenen yeminli hakemlerin verdiği karar. Devamını Oku

  • hakem heyeti: Bazı ülkelerde yurttaşlardan seçilmiş ve mahkemede yargı görevini yapan geçici kurul, jüri. Yarışma, münazara vb.nde en doğru ve kesin sonucu belirlemekle görevli kurul, yargıcılar kurulu. Devamını Oku

  • hakem atışı: Kimi nedenlerle hakemce durdurulan oyunu yeniden başlatırken hakemin topu eliyle yere bırakarak oyuna sokması. Devamını Oku

  • orta hakem: Futbol karşılaşmasını yöneten hakem. Devamını Oku

  • yan hakem: Yardımcı hakem. Devamını Oku

  • mütehassıs hakem: Bk. uzman yargıcı Devamını Oku

  • filibusterer: Bir karar verilmesine engel olmak veya geciktirmek için uzun konuşŸmalar yapan kimse; kasıtlı olarak görüşŸmeyi uzatan kimse; haydutlara liderlik eden kimse, parlamento çalışŸmalarını engelleyenlere liderlik eden kimse Devamını Oku

  • filibusterer: Bir karar verilmesine engel olmak veya geciktirmek için uzun konuşŸmalar yapan kimse; kasıtlı olarak görüşŸmeyi uzatan kimse; haydutlara liderlik eden kimse, parlamento çalışŸmalarını engelleyenlere liderlik eden kimse Devamını Oku

  • ara bulucu: Bir anlaşmazlıkta tarafları uzlaştıran kimse, aracı, uzlaştırıcı. Devamını Oku

  • ihtilaf: Ayrılık, anlaşmazlık, aykırılık, uyuşmazlık Örnek: Yirmi beş senedir bir tek idare adamıyla ihtilafı olmamıştı. R. N. Güntekin Çekişme, anlaşmazlık. Bk. uyuşmazlık Devamını Oku

  • gözetmen: Sınavın kurallara uygun bir biçimde yapılmasını sağlayan kimse, gözcü. Film çalışmalarında yapımcı adına filmin sanat, teknik ve para yönünü düzenleyen kimse. Devamını Oku

  • division: Bölme, taksim ayırma Bölünme, taksim olunma Devamını Oku

  • düşman: Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, dost karşıtı Örnek: Ben ki dans salonlarına, barlara düşman bir adamımdır. S. F. Abasıyanık Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları Örnek: Her sokak düşmanlarla doluyken o, sevinçli sevinçli şarkı söylüyor. A. Gündüz Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar Örnek: Dostumuza güvenmeyelim de, düşmanımıza mı Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar