hakikatgu sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte hakikatgu kelimesinin manası:

  1. Doğru sözlü. Doğru konuşan. (Osmanlıca'da yazılışı: hakikat-gu)

hakikatgu ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • hakikatbın: Hakikatı gören, hakikatı anlayan. Hakikatşinas. Hakikata inanan. (Osmanlıca’da yazılışı: hakikat-bîn) Devamını Oku

  • muhakkikın: Hakikatı bulup meydana çıkaranlar. (Osmanlıca’da yazılışı: muhakkikîn) Devamını Oku

  • ulemai rasihın: Hak ve hakikat ilminde meleke kazanmış alimler. (Osmanlıca’da yazılışı: ulema-i râsihîn) Devamını Oku

  • mükaleme: Karşılıklı konuşma. Karşılıklı konuşma. Bk. Devamını Oku

  • fact: Gerçek, hakikat Durum, gösterilen husus veya keyfiyet Devamını Oku

  • bıdad: Zalimlik. Zulüm. İşkence. Adaletsizlik.Ne mümkün zulm ile bi-dad ile imha-yı hakikat.Çalış, kalbi kaldır muktedirsen ademiyyetten. (Osmanlıca’da yazılışı: bî-dad) Devamını Oku

  • mebadii zaruriyye: Bir hakikat tam bilinmeden önceki isbat edici zaruri emareler, başlangıçlar, hazırlıklar. (Bak: Hads) (Osmanlıca’da yazılışı: mebadi-i zaruriyye) Devamını Oku

  • hayalperestlik: Hayalperest olma özelliği. Kelamda hakikatı rencide edecek şekilde lüzumsuz hayallere yer vermek. (Osmanlıca’da yazılışı: hayal-perestlik) Devamını Oku

  • asfiyai muhakkikın: Hakikatı tam araştıran, delillerle isbat eden, ilim ve fazilette terakki etmiş olan büyük İslam alimleri. (Osmanlıca’da yazılışı: asfiya-i muhakkikîn) Devamını Oku

  • asfiyai muhakkikın: Hakikatı tam araştıran, delillerle isbat eden, ilim ve fazilette terakki etmiş olan büyük İslam alimleri. (Osmanlıca’da yazılışı: asfiya-i muhakkikîn) Devamını Oku

  • meclisara: Güzel konuşan, kendini toplantılarda konuşmasıyla sevdiren (kişi) Örnek: Eskilerin hoşsohbet, meclisara, ağzına baktırır dedikleri kişiler vardı. H. Taner Meclisi süsleyen. (Osmanlıca’da yazılışı: meclis-ara) Meclisi süsleyen. (Osmanlıca’da yazılışı: meclis-ârâ) Devamını Oku

  • sooth: Gerçek, hakikat Gerçek, hakikat, doğruluk Devamını Oku

  • hakka: (Hakkan) Doğru olarak. Gerçek. Hakikat olarak. Lazım ve sabit kılmak. Kıyamet günü. (Osmanlıca’da yazılışı: hâkka) Devamını Oku

  • matem: Yas Örnek: Camiin methali, minberi, kâmilen siyah matem bayraklarıyla kaplı. A. İlhan Ağlama. Üzüntü veya kederden ağlayıp sızlama. Kederinden yas tutma.(…Bak! Öyle bir ziya-yı hakikat neşreder ki, eğer O’nun o nurani daire-i hakikat-ı irşadından hariç bir surette kainata baksan, elbette kainatın şeklini bir matemhane-i umumi hükmünde ve mevcudatı birbirine ecnebi, belki düşman ve camidatı dehşetli cenazeler ve bütün Devamını Oku

  • fasih: Açık ve düzgün (anlatış) Örnek: … sözleri daha fasih çıkarmak için hafif şapırtılarla oynayan kırmızı dudaklarına takılıyordu. P. Safa Açık ve düzgün konuşma yeteneği olan. Güzel, düzgün ve açık konuşan, konuşma yeteneği olan Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar