halita sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte halita kelimesinin manası:

  1. Alaşım.
  2. Birden çok ögeden oluşmuş karmaşık bir bütün
    Örnek: Dede tecrübe neticesiyle her insanın zıt şeylerden yoğrulmuş bir halita olduğunu biliyordu. H. E. Adıvar
  3. Bk. alaşım

halita ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • alloy halita: Alaşım Devamını Oku

  • halita yapma: Bk. alaşımlama Devamını Oku

  • varoluş aydınlanması: Jaspers’in koymuş olduğu bir varoluş felsefesi kavramı: Yalın deneyi (yaşantıyı) aşıp insanın kendine özgü varlığını aydınlığa çıkarma. Bu kavramla, insanın gerçekte ne olduğunu ve ne olabileceğini anımsatmaya ve canlandırmaya çalışılır, giderek insan, nesneleştirici ve saptayıcı ilkelerden yüz çevirerek özgür olmaya çağrılır, çünkü bu tür ilkeler, varoluşun asıl gerçekliğini, tarihselliğini ve özgürlüğünü zorunlu olarak yozlaştırırlar. Devamını Oku

  • varoluş aydınlanması: Jaspers’in koymuş olduğu bir varoluş felsefesi kavramı: Yalın deneyi (yaşantıyı) aşıp insanın kendine özgü varlığını aydınlığa çıkarma. Bu kavramla, insanın gerçekte ne olduğunu ve ne olabileceğini anımsatmaya ve canlandırmaya çalışılır, giderek insan, nesneleştirici ve saptayıcı ilkelerden yüz çevirerek özgür olmaya çağrılır, çünkü bu tür ilkeler, varoluşun asıl gerçekliğini, tarihselliğini ve özgürlüğünü zorunlu olarak yozlaştırırlar. Devamını Oku

  • tezkiye: Temize çıkarma, aklama. Bir kimsenin iyi bir insan olduğunu kendisini tanıyanlardan soruşturarak ortaya çıkarma. Devamını Oku

  • birden: Bir defada. Ansızın Örnek: Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım. R. H. Karay Birlikte, beraberce, hepsi bir arada Örnek: Şimdi, ikisi birden gülmekten kırılıyorlar. Y. K. Karaosmanoğlu Çabucak. Devamını Oku

  • boşanmak: Karı ve koca mahkeme kararı ile birbirinden ayrılmak Örnek: Ne oldu da kocasından boşandı, sen anladın mı? M. Ş. Esendal Hayvan, başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak. Birdenbire ve bol bol akmak Örnek: Bir zamandır Devamını Oku

  • boşanmak: Karı ve koca mahkeme kararı ile birbirinden ayrılmak Örnek: Ne oldu da kocasından boşandı, sen anladın mı? M. Ş. Esendal Hayvan, başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak. Birdenbire ve bol bol akmak Örnek: Bir zamandır Devamını Oku

  • kompleks: Karmaşık Örnek: Heveskârlar için hece ve aruz, bir kompleks, içinden çıkılmaz bir yoldu. S. Birsel Karmaşık. Karmaşıklık, karmaşa. Devamını Oku

  • zor: Sıkıntı, güçlük, rahatsızlık Örnek: Onun için hiçbir zorum, sıkıntım yokmuş gibi, ara sıra denize taşlarımı atmakta devam ederek hızlı hızlı yürüdüm. R. N. Güntekin Yüküm, mecburiyet Örnek: Artık kızının evinde kalışının zordan olduğunu biliyordu. N. Cumalı Baskı Örnek: Hocaların zoru ile çıkarılmış olan bu kanun yürümedi. M. Ş. Esendal Sıkıntı veya güçlükle yapılan, kolay karşıtı Örnek: Sabır güzel, faydalı; fakat zor şeydir. B. Felek Güçlükle, zorla Örnek: El ele Devamını Oku

  • öteden beriden: Çeşitli yerlerden veya şeylerden, şundan bundan, şuradan buradan Örnek: Öteden beriden susturmak isteyenler oldu. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • ders olmak: Bir olay deneyim kazandırmak, öğretici örnek olmak, ibret olmak Örnek: Bu seneki tecrübe aynı zamanda bir de ders oldu. H. C. Yalçın Devamını Oku

  • tarh: Çıkarma. Vergi koyma. Bahçelerde çiçek Devamını Oku

  • tecrübeli: Tecrübesi olan, görmüş geçirmiş Örnek: Odacı, tecrübeli gözlerle ona bakıyordu. P. Safa Devamını Oku

  • keşif: Ortaya çıkarma, meydana çıkarma, açma Örnek: Meselenin künhü bir türlü keşif ve halledilemiyor. R. H. Karay Var olduğu bilinmeyen bir şeyin ortaya çıkarılması. Gizli olan bir şey hakkında geniş bilgi edinme. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar