hamtar sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte hamtar kelimesinin manası:

  1. Dolu kırba.

hamtar ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • tıklım tıklım: Çok kalabalık, ağzına kadar dolu Örnek: Mal müdürlüğünün küçük ama tıklım tıklım dolu salonunda çıt çıkmıyordu. T. Buğra Hiç boş yer kalmayacak biçimde Örnek: Alt katlar tıklım tıklım eşyalarla dolu mağazalardan ibaretti. S. F. Abasıyanık Devamını Oku

  • rife: Mebzul, bol Olagelen, geçer, hüküm süren rife with dolu. Devamını Oku

  • silty: Alüvyonlu, alüvyon dolu, atık dolu, atılmışŸ posa tarafından tıkanmışŸ Devamını Oku

  • ağzı dolu dolu konuşmak: Heyecanlı söz söylemek: “Birkaç kişiyle, garip bir lisanla ağzı dolu dolu konuşmaya başladı.” -S. F. Abasıyanık. Devamını Oku

  • chockfull: Suda yüzen; ağŸzına kadar dolu olan; dolup taşŸan; tamamen dolu Devamını Oku

  • replete: Dolu, tamamıyle dolmuş Dolu, dopdolu, tıka basa doymuş Devamını Oku

  • fraught: Dolu, yüklü Dolu, yüklü, endişe verici, rahatsız edici Devamını Oku

  • amorously: Arzu dolu, aşŸk dolu, tutkuyla, şŸehvetli bir şŸekilde Devamını Oku

  • hıncahınç: Dopdolu. Ağzına kadar, tıka basa dolu olarak Örnek: Kaldıkları otelin karşısındaki kahve her gece hıncahınç dolu. N. Cumalı Devamını Oku

  • nodous: BoğŸUmlu, düğŸümlerle dolu, ilmeklerle dolu Devamını Oku

  • serüven filmi: Kişilerinin tehlikelerle dolu, serüvenli bir yaşam sürdükleri; soluk kesici olaylar, kahramanca davranışlarla dolu olan, hızlı dizemli filmler için kullanılan genel terim. Devamını Oku

  • chinky: Çatlak dolu, yarıklarla dolu Devamını Oku

  • gabion: İ, ask içi toprak dolu tab ya ve metris sepeti; liman inşaatmda kul’ lamlan taşla dolu ve suya batmlş kazan 9a bionade’ i bu sepetlerle yapllan iş; sepet işinden tabya siperi Devamını Oku

  • opprobrious: Hakaret dolu Utandırıcı, yüz kızartıcı Devamını Oku

  • warmhearted: Yüreği sıcak, sevgi dolu Samimi, cana yakın. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar