hantal sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte hantal kelimesinin manası:

  1. Kocaman, iri, kaba
    Örnek: Epey iri ve hantal bir vücudu vardı. A. H. Tanpınar
  2. İşi, davranışları kaba ve yavaş
    Örnek: Suat onun yanında kendini iri yarı ve hantal hissetti, bırakıp kaçası geldi. A. İlhan

hantal ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • çabuk: Uygarlaşmamış (kavim, topluluk) Örnek: Barbar akınlarından beri bu yollarda gördüğüm en asil atlısın. Y. K. Beyatlı Kaba saba, ilkel Örnek: Bu vaziyeti haber alan köylüler türlü barbar aletlerle şehir ahalisini korumak üzere kasabaya yürümüşlerdi. S. F. Abasıyanık Kaba ve kırıcı. Devamını Oku

  • tefahhus: İnceden inceye araştırma Örnek: Vatanın inkişafında psikolojik tefahhus veya teninde hep onun açtığı perspektif vardır. A. H. Tanpınar Devamını Oku

  • okşamak: Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak Örnek: Oğlan kızın yanına geldi, saçlarını okşuyor. H. Taner Hafifçe dövmek Örnek: Bir gün hani bir huysuzluk ettiği zaman, al eline, biraz okşayıver. B. Felek Bir kimseyi hoşnut etmek Örnek: Mektuplarında onun onurunu okşayacak, endişelerini hafifletecek cümleleri artırdı. Ç. Altan Benzemek, andırmak, hatırlatmak. Devamını Oku

  • ungainly: Kaba, biçimsiz, hantal, lenduha gibi Çirkin Devamını Oku

  • kaba: Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı Örnek: Cebinden kaba fil dişi saplı bir de çakı çıkardı. Ö. Seyfettin Taneleri iri. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse) Örnek: Kaba, hantal, şivesiz, bir sürü adamlar kafesinin önüne Devamını Oku

  • eşeklik: Çok anlayışsız ve kaba davranış Örnek: Cahillik devrimizin eşekliklerini saymazsak, neye yaradı bu ömür? A. İlhan Devamını Oku

  • çocukluk: Çocuk olma durumu. İnsan hayatının bebeklikle ergenlik arasındaki dönemi Örnek: Manasız çocukluk, tatsız gençlik, olgunluk çağına hazırlanmaktan başka nedir? A. Haşim Çocukça davranış Örnek: Onun nazını çekerek bütün çocukluklarına katlanıyorum. A. H. Tanpınar Devamını Oku

  • dik: Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan Örnek: Sağlam yapılı, dik duruşlu bir gençti o yıllarda. N. Cumalı Eğimi dike yakın olan Örnek: Dik bir dereye indiler. Ö. Seyfettin Yatık durmayan, sert. Sert, Devamını Oku

  • harami: Hırsız, haydut, eşkıya Örnek: Olur mu canım, bu kudurmuş, şehirde, bunca haraminin ortasında nasıl yalnız kalır Suat, nasıl bensiz yaşar! A. İlhan Devamını Oku

  • zart zurt: Kendini önemli kişi olarak göstermek için yüksekten atıp tutarak çıkışma, kaba kuvvet gösterisi. Kendini önemli kişi olarak göstermek için yüksekten atıp tutarak çıkışma, kaba kuvvet gösterisi Örnek: Küçük bey tutturmuş, yok Devamını Oku

  • olağanlaşma: Olağanlaşmak işi Örnek: … Suat’ın bunca yıl düşman olduğu annesiyle ilişkisinin olağanlaşması o günlerde mi başlamıştır? A. İlhan Devamını Oku

  • hiddetli: Kızgın, öfkeli Örnek: Nihayet kocası onun hiddetli olduğunu hissetti. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

  • ağır ezgi: Çok ağır, yavaş yavaş, ahenkli Örnek: Yaşlıca bir hanım, ağır ezgi, fıstıki makam bir yürüyüşle bulunduğumuz yerin hizasına geldi. A. Ş. Hisar Devamını Oku

  • hulk: Hurda gemi, gemi iskeleti, iri ve hantal tip Kullanılmaz hale gelmiş gemi teknesi, hurda gemi Devamını Oku

  • devce: Dev gibi Örnek: O, kendini birdenbire devce bir kuvvetin sardığını hissetti. C. Uçuk Deve benzer bir biçimde. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar