hazz sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte hazz kelimesinin manası:

  1. Sevinç duyma. Hoşlanma. Zevklenme. Saadet. Tali'. Nasib. Nimet ve süruru mucib şey.

hazz ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • haz: Hoşa giden duygulanma, hoşlanma, zevk. Bir şeyden duyusal veya manevi sevinç duyma. Devamını Oku

  • felicity: Mutluluk, saadet Nimet, refah Uygunluk Devamını Oku

  • meserretefza: Meserret. Sevinç ve süruru arttıran. (Osmanlıca’da yazılışı: meserretefzâ) Devamını Oku

  • nimet: İyilik, lütuf, ihsan Örnek: Başımızdan gitmesi, ekşi suratından kurtulmamız da bir nimetti. S. M. Alus Yaşamak için gerekli her şey Örnek: Desem ki sen benim için hava kadar lazım / Ekmek kadar mübarek / Su gibi aziz bir şeysin / Nimetsin, nimettensin C. S. Tarancı Yiyecek içecek, özellikle ekmek. Devamını Oku

  • sideline: Kenar çizgisi, yan çizgisi, tali hat, tali yol, yan yol, ek iş Asıl mesleğinden ayrı meşguliyet sahası Devamını Oku

  • memnuniyet: Memnun olma, sevinç duyma, sevinme Örnek: Sonra memnuniyetimi celbetmek için olacak bir türkü çağırmaya başladı. R. H. Karay Devamını Oku

  • güven: Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat Örnek: … Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır. Anayasa Yüreklilik, cesaret. Hastanın, sorunlarının çözümünde sağaltımcıyle olumlu sonuçlara varabileceği konusundaki Devamını Oku

  • insaniyeti kübra: Büyük ve en makbul olan insanlık, yani, İslamiyet.(Ey Nefis! Hayr-ı mahz olan vücudu sana giydiren Halik-ı Zülcelal, sana iştihalı bir mide verdiğinden Rezzak ismi ile bütün mat’umatı bir sofra-i nimet içinde senin önüne koymuştur. Sonra sana hassasiyetli bir hayat verdiğinden, o hayat dahi bir mide gibi rızık ister. Göz, kulak gibi bütün duyguların, eller gibidir Devamını Oku

  • aftereffect: Asıl tesirden sonra görülen tali tesir, tali reaksiyon. Sonraki etki, ikincil etki Devamını Oku

  • teveccüh: Bir yana doğru yönelme, yüzünü çevirme. Güler yüz gösterme, yakınlık duyma, hoşlanma, sevme Örnek: O da benim gibi Avrupa görmüş ihtisas sahibi kart bir gencin teveccühünden memnundur. H. E. Adıvar Bk. uyarı cevabı Devamını Oku

  • meserret: Sevinç Örnek: Arabacı birdenbire meserretle bağırdı. R. N. Güntekin Sevinç, şenlik. sevinçl şenlik, sevinç Devamını Oku

  • blessing: Takdis, hayır dua, nimet, inayet, lütuf, hamt, şükran; azarlama; slang haşlama Dua, nimet, lütuf, şükran, bereket, hayır dua, kutsama Devamını Oku

  • benefaction: İyilik, ihsan, hayır, nimet. Hayır, nimet, bağış Devamını Oku

  • neşe: Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç, şetaret Örnek: Zaferin bütün neşesi bu ihtiyarda idi. F. R. Atay Hafif sarhoşluk, çakırkeyif olma. Sevinç, mutluluk. Devamını Oku

  • sağırlık: Sağır olma durumu. Duyma duyusunun önemli derecede yetersizliği veya yokluğu, duyma kaybı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar