hazzal sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte hazzal kelimesinin manası:

  1. Ehline ve ailesine sarfedecek birşey bulamayan fakir.

hazzal ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • fakirane: Fakir gibi, fakire uygun düşen Örnek: Renksiz, fakirane bir hayat, cazibesiz ve yabancı bir erkek. R. N. Güntekin Fakir bir kimseye yakışacak surette. Fakircesine. (Osmanlıca’da yazılışı: fakirâne) Devamını Oku

  • efendime söyleyeyim: Söz söylerken gerekli sözcüğü bulamayan bir kimsenin kullandığı bir söz. 1) söz söylerken gerekli kelimeyi bulamayan bir kimsenin kullandığı bir söz: “Efendime söyleyeyim, sütlü bir mısır kebabı derken bir sivrisinek Devamını Oku

  • evcimen: Evine, ailesine çok bağlı (kimse). Ev işlerini iyi bilen, becerikli (kadın) Örnek: Reçel, evlerde, evcimen hanımların ellerinde kıvamına eren bir bal değil midir? A. Ş. Hisar Aklı başında, sakin Örnek: Nağmeler ve hanende sesleri, uslu Devamını Oku

  • poor: Zavallı, fakir, düşkün, yoksul, sefil, perişan, verimsiz, çorak, zayıf (az), az, fena, kötü, naçizane Fakir, yoksul, muhtaç Devamını Oku

  • white trash: Beyaz fakir halk, fakir beyazlar (zenci deyişi) Devamını Oku

  • sorulu ikileme: Anlamı kuvvetlendirmek, artırmak ya da eksiltmek amacıyle aynı iki sözcüğün arasına soru eki “mi” getirilerek kurulan ikileme: Güzel mi güzel, tatlı mı tatlı, fakir mi fakir; ev mi ev, iş mi iş vb. Devamını Oku

  • muhtac: İhtiyacı olan. Akşam evinde yiyeceğini bulamayacak derecede fakir olan. Bir şey kendine lazım olan kimse. Bir eksiğini tamamlamak isteyen. Fakir. Devamını Oku

  • poor richards almanac: Fakir Richard’ın almanağŸı, Benjamin Franklin (“Fakir Richard” takma ismini benimseyen) tarafından yayınlanan ve 1732’den 1757’ye kadar başŸarılı görülen almanak (Yazılışı: poor richard’s almanac) Devamını Oku

  • penurious: Hasis, cimri, pinti, tamahkar Az, kıt Devamını Oku

  • pauper: Fakir, yoksul Fakir kimse, yoksul kimse Devamını Oku

  • fasıkı mahrum: Günah işlemeye hazır olduğu halde fırsat bulamayan. (Osmanlıca’da yazılışı: fâsık-ı mahrum) Devamını Oku

  • ulemai ilmi huruf: Kur’anın bir harfinden, bir sahife kadar esrar bulduklarını söyleyen ve davalarını, o fennin ehline isbat edenler. (Osmanlıca’da yazılışı: ulema-i ilm-i huruf) Devamını Oku

  • sadhu: Hintli fakir. (Hinduizm) Hindu kutsal bilgesi, Hintli dünya nimetlerinden elini eteğŸini çekmişŸ kutsal adam, Hindu rahip, Hintli kutsal fakir Devamını Oku

  • sıkılgan: Kendinde gereken güven ve cesareti bulamayan, utangaç, çekingen Örnek: Eski mahcup, sıkılgan Hüsam Efendi, şimdi çaçaron bir şey olmuştu. Ö. Seyfettin Devamını Oku

  • fakir: Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı Örnek: En fakir köyler taştandır ve üstü kiremittir. F. R. Atay Olması gerekenden az Örnek: Seni fakir, soluk bir dekor içinde görmek istemem. M. Yesarî Zavallı, kimsesiz Örnek: Hey gidi kahpe felek, gençliklerine doymadan gitti fakirler. H. Taner Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san Örnek: Fakir dün ziyaretinize geldimse de bulamadım. Şemseddin Sami Hindistan’da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar