headachy sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte headachy kelimesinin manası:

  1. Başı ağrıyan, dert olan, sorun yaratan, baş belası olan

headachy ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • bad hat: BaşŸ belası, bozguncu, sorun çıkaran, fesatçı, bilerek sorun provoke eden kimse Devamını Oku

  • headache: Baş ağrısı B.D., (k.dili) dert, güçIük, baş belâsı. Devamını Oku

  • grievance: Şikayete sebep olan hal, keder verici şey. Dert, sorun, şikayet, yakınma, kindarlık, kincilik Devamını Oku

  • bother: Sıkıntı, sıkıcı bir iş veya durum, zahmet, üzüntü veren bir şey Canını sıkmak, sıkıntı vermek, üzmek, taciz etmek, rahatsız etmek Devamını Oku

  • troublemaker: Mesele çıkaran kimse: baş belası. Sorun çıkaran kimse, fitneci, baş belası Devamını Oku

  • trouble maker: Sorun yaratan Devamını Oku

  • hemderd: Dert yoldaşı, dert arkadaşı. Aynı dert ve kedere düçar olanların beheri. (Osmanlıca’da yazılışı: hem-derd) Devamını Oku

  • botheration: Ünlem can sıkıntısı, üzüntü, telaş veya sıkıntı yaratan durum; ünlem Aman ! Bırak şunu ! Dert, sıkıntı, rahatsız etme Devamını Oku

  • iyesi olmayan yapıtlar: Yaratanı belli olmayan ya da unutulan, yapıtın üzerinde yaratanın adı yazılmamış bulunan ve yaratanı bilinemeyen yapıtlar. Devamını Oku

  • plague: Bela olmak, belasını vermek, bezdirmek, cezalandırmak Belâ musibet Devamını Oku

  • gaile: Sıkıntı, dert, keder, üzüntü Örnek: Küçücük yaşta büyüklüğün olanca gaileleri kendi üzerlerine yığılmış kimseler görülür. A. Mithat Uğraştırıcı, pürüzlü iş, yük Örnek: Otuz iki senelik bir saltanatın bin bir gailesi ve bu en son yıllarda geçirdiği ağır hastalığın tesiri yüzünden o, kendisini çok yorulmuş, yıpranmış, çökmüş hissediyordu. N. S. Örik İstenmeyen durum, baş belası. Devamını Oku

  • problem: Teoremler veya kurallar yardımıyla çözülmesi istenen soru, mesele. Mesele, sorun Devamını Oku

  • mesele: Sorun Örnek: Nevin meseleyi derhâl anlayarak kapıya geldi, arabacıya seslendi. P. Safa Güç iş Örnek: Bunların Fransızcasını sökmek bir mesele, manalarını sökmek ikinci bir meseledir. R. N. Güntekin Problem. Sorun. Devamını Oku

  • dert: Üzüntü Örnek: Gündüz ya bir yere sokulup uyur ya sessiz sedasız sokaklarda dolaşır. Fakat akşam oldu mu derdi teper. H. E. Adıvar Hastalık Örnek: Hastayım derdime verem diyorlar. F. N. Çamlıbel Ağrı. Sorun, kaygı Örnek: Ne var ki Devamını Oku

  • bothered: Sıkmak, can sıkmak, sinir bozmak, canını sıkmak, dert vermek, baş belası olmak, rahat vermemek, üzülmek, takmak, sinir etmek, rahatsız etmek; daraltmak; musallat olmak, Canı sıkılmışŸ, canı sıkkın, rahatsız edilmişŸ, sinirlendirilmişŸ Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar