headbanger sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte headbanger kelimesinin manası:

  1. Heavy metal müzik hayranı, heavy metal müzik fanı, heavy metal dinleyen kişŸi

headbanger ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • admired: Hayran kalmak, çok beğenmek, takdir etmek, hayran hayran bakmak, hayran olmak Takdir edilen, saygıdeğŸer olan, saygı gösterilen; hayranlık duyulan; taparcasına sevilen Devamını Oku

  • admire: Çok beğenmek, hayran olmak, takdir etmek admira’tion hayranlık , çok beğenme Hayran kalmak, çok beğenmek, takdir etmek, hayran hayran bakmak, hayran olmak Devamını Oku

  • auscultator: Steteskopla dinleyen, oskültasyon yapan, aletle vücudu dinleyen Devamını Oku

  • follower: Dili hayran. Taraftar, hayran, mürit, takipçi, havari, peyk, yandaşŸ, hizmetli, baskıcı Devamını Oku

  • wiretapper: Gizlice telefon dinleyen kimse, elektronik dinleme cihazı ile (özellikle belirli bir telefon hattı üzerinden yapılan) konuşŸmaları dinleyen kimse Devamını Oku

  • kargı: Gövdesi 5-6 m yüksekliğe erişebilen çok yıllık bir bitki, kamış, saz (Arundo donax). Dalyanlarda büyük balıklar için kullanılan demir kanca. Devamını Oku

  • kargı: Gövdesi 5-6 m yüksekliğe erişebilen çok yıllık bir bitki, kamış, saz (Arundo donax). Dalyanlarda büyük balıklar için kullanılan demir kanca. Devamını Oku

  • şahıs: Kimse, kişi, zat Örnek: Yazılarınız da, şahıslarınız da birbirine benzemez. P. Safa Kişi. Fiilin gösterdiği işin hangişahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. Kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi 1.şahıs (geldim, yazıyorum vb.); Devamını Oku

  • dinleyici: Söylenen veya çalınan bir şeyi dinleyen kimse Örnek: Belki hürmetlerini göstermek isteyen dinleyiciler ayağa kalkmak isteyeceklerdi. A. Ş. Hisar Kayıtlı olmadığı hâlde derslere dışarıdan devam eden kimse. Söylenen ya da çalınan şeyi dinleyen Devamını Oku

  • sami: Bu kola özgü olan. Hz. Nuh’un oğlu Sam’dan türediklerine inanılan beyaz ırkın Arapça, Asurca, İbranice ve Habeşçe konuşan çeşitli kavimlerinin toplandığı kol. Devamını Oku

  • charmed: Cezbetmek, hayran bırakmak, büyülemek, çekmek, memnun etmek, korumak (sihirli bir güçle), cazip gelmek Hayran kalmışŸ, güçlü bir şŸekilde cezbedilmişŸ; (bir kimsenin hayatının) sihirle korunuyormuşŸ gibi son derece şŸanslı Devamını Oku

  • hero worship: Kahramanlaştırma, tapma, hayranı olma Kahramanlaştırmak, tapmak, hayran olmak Devamını Oku

  • anglophile: İngiliz hayranı ve taraftarı. İngiliz hayranı, anglofil Devamını Oku

  • worshiper: Tapınan, tapan, ibadet eden, Tanrı’ya tapan kimse; dua eden kimse; hayran, hayran olan, hayra kalan; inanan, mümin (Din) Devamını Oku

  • meftun: Tutkun, gönül vermiş, vurulmuş Gönül vermiş, tutkun. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar