hemzend sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte hemzend kelimesinin manası:

  1. Beraber olanlar. Beraber çalışanlar.

hemzend ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • hemasır: Aynı asırda olan. Bir asırda beraber olanlar. (Osmanlıca’da yazılışı: hem-asır) Devamını Oku

  • işgücü: Bir ülkede ya da işletmede, üretime ya da herhangi bir işe katılan ve bunun gerçekleşmesini sağlayan insan emeğinin tümü. Etkin nüfus içinde yer alıp, cari ücret düzeyinde ve çalışma koşullarında Devamını Oku

  • beyhan: hükümdarların üstünü. seçkin han. beyhan sultan: mustafa ııı. kızı Bey-han. Devamını Oku

  • inşaiyye: İnşaat işleriyle uğraşanlar. Bina ve gemi yapma işleriyle meşgul olanlar. Devamını Oku

  • hazırun: Bir toplantıya katılanlar. Meydanda olanlar, gözönünde olanlar. Mevcut ve hazır olanlar. (Osmanlıca’da yazılışı: hazırûn) Devamını Oku

  • duygan: Aşırı duygulu Örnek: Sanat eseri yaratmamakla beraber fazla hisli, duygan olanlar, duygularının kuvveti nispetinde, muhakkak, şu beş hissin noksanını sezip sızlanırlar. R. H. Karay Devamını Oku

  • sıddıkın: Sıddık olanlar, Hazret-i Ebubekir (R.A.) gibi olanlar. Hazret-i Ebubekir (R.A.) gibi olanlar ve Onun izini takib edenler. Allah yolunun sadakatte en ileri olanları. (Osmanlıca’da yazılışı: sıddîkîn) Devamını Oku

  • müdahilan: (Müdahil. C.) Karışanlar. Müdahil olanlar. Devamını Oku

  • beraber: Birlikte, bir arada Örnek: Hayata beraber başladığımız / Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir. C. S. Tarancı -e rağmen, -e karşın Örnek: Halılarla bezenmiş olmakla beraber gıcırtıdan ve esnemelerden kurtulamamıştı. R. H. Karay Aynı düzeyde Örnek: Bina taş, merdiveni yok, toprakla beraber. A. Rasim Devamını Oku

  • kıl keçisi: Vücut rengi beyazdan siyaha kadar değişmekle beraber en çok siyah renklisi görülen yerli bir keçi türü, karakeçi. Türkiye’de yetiştirilen keçi ırkları içerisinde sayısal ve ekonomik yönden en önemli yeri olan, Devamını Oku

  • müdahilın: (Müdahil. C.) Müdahil olanlar, karışanlar, dahil olan kimseler. (Osmanlıca’da yazılışı: müdahilîn) Devamını Oku

  • etba: Tabi olanlar, bağlı olanlar, emri altında bulunanlar. (Cenab-ı Hakka ve Resul-ü Ekreme (A.S.M.) tabi ve muti olan veli bir üstadın ve bir mürşid-i ekmelin gösterdiği Hak ve hakikat, iman ve Kur’an yolunda gidenler, ona tabi’ olanlar.) Devamını Oku

  • gümüş kozak: Tar: Eskiden hükümdarlara gönderilen name-i hümayunların konulduğu mahfaza. Nameler atlas keseye konur, sonra da kozaya geçirilirdi. Kozakların gümüşten yapılmış olanları olduğu gibi altundan, şimşirden de yapılanları vardı. Altundan olanlar imparatorlara, gümüşten olanlar da küçük devlet reislerine gönderilen name-i hümayunlara mahsustu. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • ups and downs: ÇıkışŸLar ve inişŸler, yüksekler ve alçaklar, mutlu anlar ve mutsuz anlar Devamını Oku

  • maa: (Beraber) manasında bir kelime olup, iki türlü kullanılır:1- İzafetle (tamlama halinde):a) Zarf olarak: (Celestü maa zeydin: Zeyd ile beraber oturdum)b) Sıla (cümlecik) olarak: (Musaddıkan lima maaküm: Sizdekini tasdik ederek)c) Haber olarak: (Vehüve maahüm: O, onlarla beraberdir.)2- İzafetsiz: Bu takdirde tenvinlenir ve hal olarak bulunur: (Cau maan: Beraber geldiler.) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar