hevd sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte hevd kelimesinin manası:

  1. Tevbe etmek.

hevd ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • tevbei nasuh: Sadık tevbe. Nasuh tevbesi. Rücu’ ettiği günaha bir daha dönmemek veya tevbe eylediği günahı bir daha yapmamak için kasd ve niyet etmek ve bunda tam kararlı olmak. (Osmanlıca’da yazılışı: tevbe-i nasuh) Devamını Oku

  • bikün tevbe: Tevbe et. (Osmanlıca’da yazılışı: bi-kün tevbe) Devamını Oku

  • nebiyyüt tevbe: Resül-I Ekremin (A.S.M.) bir ismi. (Ümmetinin tevbelerinin kabul edileceğine işareten bu isim verilmiştir.) (Osmanlıca’da yazılışı: nebiyyü-t tevbe) Devamını Oku

  • eyüb: 1. sabırlı. 2. dönen, pişman olan, günahlarına tevbe eden demektir. kur’an’da adı geçen peygamberlerden. güzel sabır sahibi. allah’ın imtihanına güzellikle sabredip mükafat ve ihsana ulaşmıştır. -türk dil kuralı açısından “b/p” olarak okunur. Devamını Oku

  • taib: tevbe eden. günahlarından dolayı pişmanlık duyup allah’tan af dileyen, müslüman.- türk dil kuralına göre “b/p” olarak kullanılır Tövbe eden. Günahlarına pişman olan. Devamını Oku

  • guide: ), (i.) yol göstermek Kılavuzluk etmek, delâlet etmek Devamını Oku

  • try: Uğraşmak, çalışmak Teşebbüs etmek, kalkışmak Devamını Oku

  • satisfy: Memnun etmek, razı etmek, hoşnut etmek Tatmin etmek, ikna etmek Devamını Oku

  • affirm: Söylemek, ileri sürmek, iddia etmek, beyan etmek, bildirmek, doğrulamak, onaylamak Demek, söylemek, beyan etmek, iddia etmek Devamını Oku

  • confess: İtiraf etmek İkrar etmek Teyit Devamını Oku

  • enunciate: Kesinlikle ifade etmek, söylemek, bildirmek, ilan etmek, ileri sürmek, iddia etmek Telaffuz etmek Devamını Oku

  • denetlemek: Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek. Murâkabe etmek, teftîş etmek. Devamını Oku

  • geld: Hadım etmek, iğdiş etmek, enemek, burmak Esaslı bir şeyden mahrum etmek Devamını Oku

  • attest: İspat etmek, kanıtlamak, onaylamak, doğrulamak, beyan etmek, iddia etmek, yemin ettirmek Resmen ve açıkça söylemek, iddia etmek Devamını Oku

  • grant: ), (i.) ihsan etmek, bahşetmek, vermek Bağışlamak, ferağ etmek, terketmek Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar