humoral teori sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte humoral teori kelimesinin manası:

  1. Hastalıkların oluşma sebebinin, canlı organizmanın sağlıklı durumunda denge h

humoral teori ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • iatrofizik: Canlı organizmanın makine gibi kabul edildiği ve hastalıkların ve fonksiyon bozukluklarının mekanik yollarla açıklanmaya çalışıldığı görüş. Devamını Oku

  • tanı: Bir hastalığı tanıma işi, teşhis. Bir organizmanın bütün ayırıcı karakterlerinin kısaca belirtilmesi. Diyagnoz. Devamını Oku

  • püskürteç: Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, pülverizatör. Sprey. Devamını Oku

  • biyofaj: (Yun. bios: hayat; phagein: yemek) Bir organizmanın diğer canlı organizma ile beslenmesi. Biyotrof. Bir organizmanın diğer canlı organizmayla beslenmesi, biyotrof. Devamını Oku

  • sinir sistemi: Yüksek yapılı organizmalarda, organizmanın yaşadığı ortama uymasını, çeşitli organların iş birliği durumunda çalışmasını sağlayan, sinir hücreleri, sinirler ve sinir merkezinden oluşan sistem. Çeşitli sinir hücrelerinin birleşmesi ile meydana gelen bir Devamını Oku

  • kohort çalışma: Aşı, ilaç, çevresel toksin gibi belli bir ajana maruz kalmaları durumunda oluşabilecek farklılıklar temelinde, iki veya daha fazla canlı grubunun seçilerek bunların ne kadarında belli bir hastalık gelişecek ve ne gibi sonuçlar oluşacak diye izlendiği bir bilimsel çalışma çeşidi. Devamını Oku

  • jinekoloji: Kadın organizmasını ve cinsel organlarını fizyolojik, morfolojik ve patolojik bakımdan inceleyen bilim, nisaiye. Kadın hastalıklarını konu edinen tıp dalı, nisaiye. Devamını Oku

  • biyokütle: Belirli zamanda sınırları belirli bir biyotopta bulunan canlı organizmaların toplam kütlesi. Belirli bir alan ve hacimde bulunan canlı ağırlığa biyokütle denir. Devamını Oku

  • bağışık: Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf. Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan. Devamını Oku

  • özümlemek: Canlı varlıklar, dışarıdan aldıkları besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir birleşimle, organizmanın gereksinme duyduğu maddeler durumuna getirmek, temsil etmek. Edinilmiş olan bilgileri bireyin öz malı durumuna getirmek Örnek: Topraklar üzerinde gelmiş geçmiş eski Devamını Oku

  • uzanım: Nitelik, özellik, ölçü, boyut. Titreşim durumunda bulunan bir noktanın, herhangi bir anda titreşim merkezinden uzaklığı. Devamını Oku

  • teori: Kuram, nazariye Örnek: Alışılmış kalıpların çok dışında yeni fikir akımları, modern teoriler konuşulurdu o dünyada. Ç. Altan Bir olay, bir yapı yada düzenin nedenlerini açıklamak isteyen genel düşünce, görüş; kuram. Bk. kuram. Devamını Oku

  • in vivo: Canlıda Ait olduğu organizmanın ya da hücrenin içinde olan olay ya da yapılan deney. Devamını Oku

  • autoimmunization: Yaradılıştan bir hastalığa karşı bağışıklığı olma. (Amerikan İngilizcesi) otoimmünizasyon, özbağŸışŸıklık, girdiğŸi reaksiyon sonucu bir organizmanın kendi hücre dokularıyla antikor üretmesi, özbağŸışŸık bir organizmanın endüksiyonu (autoimmunisation olarak da yazılır) Devamını Oku

  • aksiyomatik teori: Bk. ilksavlı kuram Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar