hüsam sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte hüsam kelimesinin manası:

  1. İyi bilenmiş, keskin kılıç.
  2. Hüsamettin adının kısa söylenişi.
  3. keskin kılıç
  4. Keskin kılıç.

hüsam ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • bilenmek: Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek. Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak Örnek: İkisi de doyasıya tatlı bir gece geçirmek için bilenmiş gibiydiler. B. R. Eyuboğlu Hırslanmak, aşırı derecede istemek. Devamını Oku

  • hüsameddin: 1. dinin keskin kılıcı. 2. mevlana’nın halifesi olan hüsameddin çelebi, mevlana’nın mesnevi’yi dikte ettirdiği kişidir. – türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır. Dinin keskin kılıcı. Devamını Oku

  • hısam: Düşmanlık, çekişmek, kavga, mücadele. Devamını Oku

  • hüsamettin: Dinin keskin kılıcı. keskin kılıç / dinin keskin kılıcı Devamını Oku

  • sharp as a razor: Ustura gibi keskin, bışŸak kadar keskin; keskin, sivri; kurnaz, şŸeytan; esprili, nükteli, istekli, hevesli Devamını Oku

  • telaffuz: Söyleyiş, söyleniş, sesletim Örnek: Bir bebek telaffuzunu taklit etmediğiniz eksik. R. N. Güntekin Boğumlanma. Dil seslerinin çıkarılışları sırasında ses organlarının yaptığı hareketlerin bütünü; kelimelerin, seslerin boğumlanma hareketlerine bağlı söylenişi. Devamını Oku

  • tarafsız açınık: Söylenişi kesin olmayıp bazan şu ve bazan bu şekilde okunan açınık. Kesin söylenişli olanlara ÖZ AÇINIK ( Voylelle franche ) denir. Devamını Oku

  • söylen: Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk.söylenbilim, doğasöyleni, yaşamsöyleni, toplumsalsöylen, karşılaştırmalısöylenbilim. krş.söylence, öykünce, öykü, öykülem. Devamını Oku

  • pronunciation: Telaffuz, söyleniş, söyleyiş. Telaffuz, söylenişŸ Devamını Oku

  • pungent: Kokusu sert, tadı acı, keskin kokulu Acıtan, batan Devamını Oku

  • trenchant: Keskin, acı, dokunaklı, etkili Keskin Devamını Oku

  • acute: Sivri, keskin, ince Zeki, zeyrek, açıkgöz Devamını Oku

  • nipping: Keskin, acı, ısırıcı, zehir gibi. Isırıcı, kesici, dondurucu, keskin, sivri Devamını Oku

  • tırnak bıçağı: Bir ucu keskin ve kıvrık veya her iki ucu keskin ve düz, kuvvetli bir sapa monte edilmiş tırnak yontmaya, inceltmeye elverişli bir aygıt, renet. Devamını Oku

  • tırnak bıçağı: Bir ucu keskin ve kıvrık veya her iki ucu keskin ve düz, kuvvetli bir sapa monte edilmiş tırnak yontmaya, inceltmeye elverişli bir aygıt, renet. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar