içini boşaltmak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte içini boşaltmak kelimesinin manası:

  1. Sıkıntı ve derdini dile getirmek; öfkesini açığa vurmak.

içini boşaltmak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • fetch: Alıp getirmek, getirmek Gelir sağlamak, hasılat getirmek Devamını Oku

  • dışavurumculuk: (Lat. exprimere = dile getirmek, dışlaştırmak]: Doğalcılık ve izlenimciliğin karşıtı olan modern sanat akımı. // Bu akım, ön planda ne nesnel doğayı ne de öznel doğa izlenimlerini yansıtmak ister; onun dile getirmek istediği, ruhsal yaşantının içerikleri ile tinsel içeriklerdir. Devamını Oku

  • içini dökmek: Derdini anlatmak. Devamını Oku

  • bildirme dili: Düşünürken aklımızdan geçirdiğimiz dile, yani iç dile karşı olarak, fikri açığa vurmak için kullandığımız her çeşit dil. Devamını Oku

  • birlemek: Bir etmek, tek duruma getirmek. Tanrı’nın birliğini dile getirmek, zikretmek. Devamını Oku

  • utter: Bütün butun, tam, mutlak Son derece Devamını Oku

  • boşaltmak: Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek Örnek: Tavşan kanı çayı ince belli çay bardağına boşalttı. H. Taner Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak Örnek: Yayla devriyesi bizden yardım istemek için havaya Devamını Oku

  • pour out ones troubles to smb: Derdini açmak, derdini dökmek (Yazılışı: pour out one’s troubles to smb) Devamını Oku

  • kusmak: Midesinin içindekilerini ağız yolu ile dışarı atmak, kay etmek, istifra etmek. Reddetmek Örnek: İhanetin böylesini tarih kabul etmez, kusardı. T. Buğra Boyanan ve temizlenen şeyler yeniden ortaya çıkmak. Devamını Oku

  • lash: Bağlamak Kamçı darbesi Kamçı ucu Devamını Oku

  • parlatmak: Bir yüzeyi düzgün ve parlak duruma getirmek, parlamasını sağlamak Örnek: Derdini anlayan birini bulmak sevinci küçük gözlerini parlatmıştı. H. E. Adıvar İçki içmek. Güzel, etkili, alışılmamış söz söylemek. Devamını Oku

  • seslendirmek: Sesli duruma getirmek, sesli olmasını sağlamak. Hissedilen bir duyguyu, düşünülen bir fikri dile getirmek, duyurmak. Devamını Oku

  • dert anlatmak: Derdini dökmek. Derdini dökmek: “Elimden çeker alır, kime dert anlatırım o zaman?” -A. Gündüz. Devamını Oku

  • pour out the vials of ones wrath: Öfkesini ortaya dökmek Öfkesini ortaya dökmek (Yazılışı: pour out the vials of one’s wrath) Devamını Oku

  • yapmak: Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek Örnek: Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır. Ç. Altan Olmasına yol açmak. Onarmak, tamir etmek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar