idle attempt sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte idle attempt kelimesinin manası:

  1. BoşŸ girişŸim, işŸe yaramayan girişŸim, sonuçsuz girişŸim, istenen sonucu vermeyen girişŸim

idle attempt ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • inefficaciously: Verimsiz bir şŸekilde, yetersizce, istenen sonucu vermeyen bir şŸekilde Devamını Oku

  • attempt to: denemek,girişmek Devamını Oku

  • netice: Sonuç. Bk. sonuç Bk. vargı Devamını Oku

  • vain endeavors: BoşŸUna gayretler, boşŸuna çırpınmalar, faydasız gayretler, yararsız emekler, hiçbir sonuç vermeyen girişŸimler Devamını Oku

  • inefficiently: Etkisiz Verimsiz bir şŸekilde, etkisiz bir şŸekilde, yetersizce, istenen sonucu vermeyen bir şŸekilde Devamını Oku

  • attempt: Kalkışmak, yeltenmek, girişimde bulunmak, teşebbüs etmek, denemek Kalkışmak, yeltenmek , teşebbüş etmek Devamını Oku

  • amaç: Ulaşmak istenilen sonuç, maksat Örnek: Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz. Anayasa Gaye Örnek: Kuruluş amaç ve şartlarını kaybeden yahut kanunun öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen dernekler, kendiliğinden dağılmış sayılır. Anayasa Hedef Örnek: Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır. Anayasa Hlk. Çift öküzü. Devamını Oku

  • enterprise: Girişim, atılım, girişkenlik, teşebbüs, kuruluş, atılganlık, cesaret Teşebbüs, yatırım, iş: uyanıklık, açıkgözlülük, girişkenlik Devamını Oku

  • corollary: Bir önermenin tabii sonucu, sonuç. Sonuç, doğal sonuç Devamını Oku

  • sonuçsuz: Sonuca ulaşamayan, sonuç vermeyen, neticesiz. Devamını Oku

  • aplastik anemi: Doğuştan veya sonradan oluşan, tedaviye cevap vermeyen, kronik seyirli, genellikle trombositopeni ve granulositopeniyle birlikte seyreden, kemik iliği hücrelerinin yerini yağ hücrelerinin aldığı ve kısa sürede ölümle sonuçlanabilen anemi, hipoplastik anemi. X ışını tedavisi, radyasyon, endüstriyel maddeleriyle kronik zehirlenmeler, bakteriyel zehirler ve bazı antibiyotiklerin sürekli ve yüksek dozda verilmeleri sonucu şekillenir. Devamını Oku

  • ıraksak dizi: Terimleri sonsuza doğru toplandığında belirli bir sayısal sonuç vermeyen dizi. Devamını Oku

  • sonuç: Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice Örnek: Her koşu beklenilmeyen, şaşırtıcı bir sonuç verebilirdi. N. Cumalı Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Öz, özet. Devamını Oku

  • vargı: Verilen bir önermeden çıkarsama yoluyla varılan sonuç. Verilen bir -> öncelden (olgu ya da önerme) çıkarsama yolu ile varılan sonuç. Verilmiş öncüllerden bir sonucun çıkarılması; çıkarım sonucu; varılan sonuç. A Devamını Oku

  • result: Sık sık in (ile) çıkmak meydana gelmek, varmak: sonuçlanmak: netice, sonuç, son, akıbet, semere, mahsul. Sonucu olmak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar