ika sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte ika kelimesinin manası:

  1. Yapma, etme.
  2. (Vuku'. dan) Vuku buldurmak. Fena bir şey yapmak. Meydana getirmek. Yetiştirmek. Düşürmek.
  3. Dayanma, istinad etme. (Osmanlıca'da yazılışı: ikâ')

ika ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • ika etmek: Yapmak, işlemek. Devamını Oku

  • Belçika kırmızı sığırı: Belçika’Dan köken alan, hem et hem de süt verimi yönünde yetiştirilen kombine verimli sığır ırkı. Devamını Oku

  • Belçika çoban köpeği: Belçika’Dan köken alan, 1900’lü yılların başında tüy yapılarına ve renklerine göre Malinese, Tervueren, Groenendael ve Laekenois olmak üzere 4 gruba ayrılmış, günümüzde Groenendael ve Tervuren alt tipleri daha çok ev peti, Leakonois ve Malinois alt tipleri daha çok bekçi ve koruma köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı. Devamını Oku

  • kullanılır mesela ciğerşika: Ciğer parçalayan. (Osmanlıca’da yazılışı: kullanılır. meselâ: ciğer-şikâ) Devamını Oku

  • Belçika Landracedomuzu: 1920 yılında geliştirilmeye başlanmış, Belçika’da bulunan, Belçika domuz üretiminde en önemli et verimi olan, beyaz tüy rengine sahip, kaslı yapıda vücut formuna sahip, sarkık kulaklı, fiziksel özellikleri ve uzunlukları gibi değerler bakımından diğer Landrace ırklarıyla benzerlik göstermeyen ancak bacak ve ayak sağlılığı bakımından çok iyi yapılı hayvanlar olarak tanımlanabilen, yüksek döl verimi gücüne sahip, ayrıca Devamını Oku

  • kuvvei istinad: Dayanma ve istinad etme kuvveti. (Osmanlıca’da yazılışı: kuvve-i istinad) Devamını Oku

  • raise: Kabartmak, kaldırmak, artırmak, yükseltmek, dikmek, ayağa kaldırmak, yol açmak, neden olmak, toplamak, yetiştirmek, büyütmek, beslemek, zam yapmak, son vermek, ruh çağırmak, karayı görmek Kaldırmak, yükseltmek Devamını Oku

  • converting: [convert] değiştirmek, çevirmek, dönüştürmek, değişmek, dönüşmek; inancını değiştirmek, dininden döndürmek; arıtmak, sayı yapmak Çevirme, değŸişŸtirme, karşŸılıklı alp verme, dönüşŸtürme; farklı bir dini resmi olarak kabul etme Devamını Oku

  • yapmak: Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek Örnek: Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır. Ç. Altan Olmasına yol açmak. Onarmak, tamir etmek. Devamını Oku

  • grow: (grew, grown) büyümek, gelişmek, inkişaf etmek, serpilmek Çoğalmak, artmak, ilerlemek, olmak Devamını Oku

  • create: Yaratmak, oluşturmak, yapmak, neden olmak; meydana getirmek; yetki vermek, atamak Yaratmak, vücuda getirmek Devamını Oku

  • train: Tren, katar Saf Refakatçiler, maiyet Devamını Oku

  • feigning: Yalandan yapmak, numarası yapmak, rol yapmak, uydurmak Numara yapma, yalandan yapma, sahte veya yanıltıcı bir tarzda hareket etme, başŸka türlü gösterme Devamını Oku

  • ifa: Bir işi yapma, yerine getirme. Ödeme. Devamını Oku

  • fudge: Yumuşak bir şekerleme Boş laf, saçma Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar