iktisabı şan ü şöhret sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte iktisabı şan ü şöhret kelimesinin manası:

  1. Şan ve şöhret kazanma, meşhur olma. (Osmanlıca'da yazılışı: iktisab-ı şan ü şöhret)

iktisabı şan ü şöhret ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • işhar: Ün alma, meşhur olma, şöhret kazanma. Devamını Oku

  • iktisab: Kazanma. Devamını Oku

  • şöhret sahibi: Üne ulaşmış kimse Örnek: Şöhret sahibi imza, güçlük çekmezdi eserine alıcı bulmakta. Y. Z. Ortaç Devamını Oku

  • istihkak: Hakkı olma, hak kazanma. Hak ediş Örnek: Biz, benzincinin istihkakını düşeriz, siz de benzini alırsınız. M. Ş. Esendal Bk. 1. hakediş 2. tayın Devamını Oku

  • şöhret: Herkesçe bilinme, tanınma durumu, ün Örnek: Kıran Bey, çetesinin şöhretini her tarafa yaydı. R. H. Karay Tanınmış, ünlü kimse Örnek: Bu salonda hepsini ilk defa gördüğüm altı şöhret var. Y. Z. Ortaç Ün, san. Yazmaların fişlenmesinde kullanılan ve doğu İslâm yazarlarının en yaygın olarak bilinen ünleri. (İbni Sina, Gazali, Kâtip Çelebi gibi.) Devamını Oku

  • kanuniyet: Yasa olma gücünü kazanma. Devamını Oku

  • şan: Ün, san, şöhret. Gösteriş, gösterişlilik. Devamını Oku

  • istişhar: Şöhret sahibi olmak. Şöhret kazanmak. Devamını Oku

  • earning power: Kazanma gücü, kazanç gücü, gelir elde etme gücü, bir kimsenin belirli bir aylığŸı kazanma yeteneğŸinin değŸerlendirilmesi Devamını Oku

  • ippon: Kazanma noktası, tamamen kazanma (judo ve karatede) Devamını Oku

  • ün: Ses. İyi bir nitelikte bilinip tanınmış olma durumu, şöhret, şan, nam, ad Örnek: O kadar ünü ve başarıyı yakıştıramamıştı bu yüze. T. Buğra Devamını Oku

  • winning: Kazanma, galip gelme Gen Kazanma, Devamını Oku

  • disrepute: İtibarsızlık, kötü şöhret Kötü şŸöhret, adı çıkmışŸlık, itibarsızlık Devamını Oku

  • fame: Şöhret, nam, ün. Şöhret, ün, ad, nam, söylenti, rivayet, şan Devamını Oku

  • kesbi servet: Para kazanma. (Osmanlıca’da yazılışı: kesb-i servet) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar