in less than no time sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte in less than no time kelimesinin manası:

  1. Bir anda, çabucak, hemen, hemencecik, çok çabuk, farkına bile varılamayan bir hızda

in less than no time ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • çabucak: Vakit geçirmeden, kısa bir sürede, acilen, alelacele, anında, bir anda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yalellim Örnek: Yatakta çabucak doğruldu. A. İlhan Kısa sürede Örnek: Çabucak giyindim, yokuş aşağıya, beni Devamını Oku

  • pekiştirme eki: Ad veya ad soyundan bir kelimeye gelerek anlamını güçlendiren ek veya ekleşmiş edat. Eski Türkçede birkaç türü bulunan bu ek, günümüzün yazı dillerinde ve lehçelerde daha çok kalıntılar hâlinde sürmektedir. Bu eklerin başlıcaları +Ok ve +k, +ÇA, +ÇAk, +kInyA > +kIyA, yme > +mA, +m’dir. ET. timinök (<timin+ök: hemencecik), neçük (<neçe+ök: nasıl?), barça (<bar-ır+ça: bütün, Devamını Oku

  • hemandem: Hemen, derakab, derhal, o anda, çarçabuk. (Osmanlıca’da yazılışı: hem-an-dem) Devamını Oku

  • heman: Derhal, hemen, acele olarak, çarçabuk, o anda. İnce zayıf süngü. (Osmanlıca’da yazılışı: heman (humân)) Devamını Oku

  • hemencecik: Çabucak Örnek: Kız hemencecik anlamıştı bu ilgiyi. T. Buğra Devamını Oku

  • quick: Çabuk, seri, hızlı, tez, süratli Keskin, anlayışlı Devamını Oku

  • instantly: Hemen, derhal, hemencecik, anında Devamını Oku

  • swift: Kırlangıca benzer bir kuş, kılıç kırlangıcı, zool Çabuk hızlı süratli Devamını Oku

  • straight away: Hemen, hemencecik, tereddüd etmeden, duraksamadan Devamını Oku

  • in a jiffy: Hemen, derhal, bir anda, göz açıp kapayıncaya kadar, kaşla göz arasında Devamını Oku

  • soon: Çok geçmeden, yakında, pek yakında, birazdan, biraz sonra, çabuk, erken, erkenden, hemen, neredeyse, seve seve Hemen, şimdi, derhal, çok geçmeden Devamını Oku

  • hızlı: Çabuk, seri, süratli Örnek: Hızlı yürüyorlar ve birbirine hiçbir lakırtı söylemiyorlardı. M. Ş. Esendal Güç kullanarak, şiddetle. Yüksek sesle. Devamını Oku

  • andak: Derhal, hemen. 2. Sel yarıntısı, kesintisi. hemen, o anda. – erkek ve kız adı olarak kullanılır Devamını Oku

  • farksız: Farkı olmayan Örnek: Kâğıt para ile altın arasındaki kıymetin hemen hemen farksız denebileceği bir tarihte… H. F. Ozansoy Devamını Oku

  • quickly: Çabuk, çabucak, hızla, tez, şŸipşŸak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar