inanış sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte inanış kelimesinin manası:

  1. İnanma.
  2. İnanılan şey.

inanış ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • inanılmak: İnanma işi yapılmak. Devamını Oku

  • inanırlık: İnanılabilir bir şeyin niteliği. İnanma eğilimi. Devamını Oku

  • itminan: İnanma, güvenme. Devamını Oku

  • inan: İnanma işi. Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme, iman, itikat Örnek: … kendi paylarına düşen fedakârlığı, devlet, millet uğrunda inanla, güvenle, umutla bir daha tazeliyorlardı. Devamını Oku

  • irkah: İnanma, itimad etme, güvenme. (Osmanlıca’da yazılışı: irkâh) Devamını Oku

  • dubara: Oyunda, atılan zarlardan ikisinin de iki benekli yüzünün üste gelmesi. Oyun, hile, aldatmaca, düzen Örnek: İnanma kızım, bu hastalıkta bir dubara var. H. R. Gürpınar Devamını Oku

  • itikat: İnanma, inan. İnanç, iman Örnek: Şüphe, fena bir kurt gibi ruhunu kemirmeye, masum itikadını yavaş yavaş yıkmaya başlamıştı. R. N. Güntekin Bk. inanç Devamını Oku

  • inanç: Bir düşünceye gönülden bağlı bulunma Örnek: Otuz yıl boyu, Türk tiyatrosunun, Türk oyunları ile kalkınacağına inancını bir gün yitirmedi. H. Taner Birine duyulan güven, inanma duygusu. İnanılan şey, görüş, öğreti Örnek: Kendi getirdikleri inançtan başka Devamını Oku

  • inanı: Tartışılmadan ve sınanmadan doğruluğuna ya da geçerliğineinanılan bilgi. Devamını Oku

  • boş inanç: Kaynakları bilimsel ve dinî temele dayanmayan, dar, biçimci inanma, batıl itikat. Devamını Oku

  • inançlı: İnancı olan, imanlı, itikatlı, mutekit Örnek: Paşa, sağlam inançlı bir Müslümandı. Y. Z. Ortaç Devamını Oku

  • faith inan: İtikat Devamını Oku

  • inanılmaz: İnanılması çok güç veya imkânsız olan. Az rastlanan, olağanüstü Örnek: Pencereden ancak birkaç metre yüksekte olduğu hâlde manzara inanılmaz derecede değişiyordu. R. N. Güntekin Devamını Oku

  • inan olmaz: Güvenilmez. Devamını Oku

  • inan olsun: Bana inan, inan ki. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar