inarmonik sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte inarmonik kelimesinin manası:

  1. 1) Armonik olmayan ancak ahenk oluşturabilen iki sesin bir arada tınlaması. 2) Temel sesin armoniği olmayan ancak onunla ahenk oluşturabilecek ses.

inarmonik ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • overtone: Temel ses ile bir arada tınladığında uyum sağlayabilen, armonik ya da inarmonik olabilen ses ve bu sesin temel ses ile beraber tınlaması. Armonik seslerden biri Devamını Oku

  • armonik: Armoni ile ilgili olan. Armonika Devamını Oku

  • ahenk: Uyum Örnek: Sesi alaylı bir ahenkle kadının kulaklarına çarptı. M. C. Kuntay Uyuşma, anlaşma Örnek: Biz bu işin içine girmeyelim. Ahengi bozarız. H. Taner Çalgılı eğlence Örnek: Bütün komşular o gece gürültüden, ahenkten uyuyamamışlar. Y. K. Karaosmanoğlu Temel ses ile bir arada tınladığında uyum sağlayabilen, armonik ya da inarmonik olabilen ses ve bu sesin temel ses ile beraber tınlaması. Devamını Oku

  • harmonic: 1) Biri diğerinin tam katı frekansa sahip iki sesin bir arada tınlaması. 2) Temel sesin tam katı frekansa sahip ses. ), (i.) uyumlu, ahenkli Devamını Oku

  • akor: Üç veya daha çok sesin bir arada tınlaması. Üç veya daha çok sesin bir arada tınlaması. Devamını Oku

  • harmony: Akor, gam ve nota dizilimlerinin kurallarını, yapılarını ve ilişkilerini inceleyen dal. Uyum, ahenk, armoni, düzen, harmoni Devamını Oku

  • chord: Üç veya daha çok sesin bir arada tınlaması. Çalgı teli Devamını Oku

  • cadence: Ritim, ahenk Sesin yavaşlaması Perdenin Devamını Oku

  • genel yapım giderleri: İşletmenin temel üretimi ve onunla ilgili işleri için yapılan, ancak işçilik, ilk özdekler ve gereçlerini doğrudan doğruya etkilemiyen ve bunların dışında kalan giderler. Devamını Oku

  • diapason: Bir yere vurulduğunda titreşerek tek frekansta ses yayan ve çalgının akortlanmasına yardımcı olan çatal biçiminde metalden nesne. Diyapazon, gittikçe yükselen ahenk [müz.] Devamını Oku

  • concord: Bağdaşma, imtizaç Uygunluk, ahenk Barış Devamını Oku

  • agreed with him: Onunla mutabakat sağŸladı, onunla hemfikirdi, onunla aynı fikri paylaşŸtı, onun fikrini kabul etti Devamını Oku

  • slept with him: Onunla uyumuşŸ, onunla cinsel ilişŸkiye girmişŸ, onunla aşŸk yapmışŸ (erkekle alakalı) Devamını Oku

  • slept with her: Onunla uyumuşŸ, onunla cinsel ilişŸkiye girmişŸ, onunla aşŸk yapmışŸ (kadınla alakalı) Devamını Oku

  • harmonise: UyumlaşŸTırmak, uymak; uzlaşŸtırmak; birbirine uymak, eşŸleşŸmek; (Müzik) ahenk yapma; ahenk içinde çalmak; ahenk içinde şŸarkı söylemek; (Müzik) harmoniyi melodiye eklemek (ayrıca harmonize) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar