indecisiveness sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte indecisiveness kelimesinin manası:

  1. Kararsizlik
  2. Kararsızlık, kararsız olma durumu, çekinme, tereddüt etme; iradesizlik, irade göstermeme durumu, direnmezlik; sonuçsuzluk

Sponsorlu Bağlantılar

indecisiveness ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • inconclusiveness: Sonuçsuzluk, neticesizlik, bir sonuca ulaşŸmama durumu; ikna edememe durumu, inandırıcı olmama durumu; kararsızlık, iki arada bir derede kalma durumu Devamını Oku

  • kararsızlık: Kararsız olma durumu, tereddüt Örnek: Benim yerimde kim olsa başka türlü yapamayacağına emin olduğumdan bu kararsızlıklarımı mazur görüyorum. R. H. Karay Düzensizlik, istikrarsızlık Karasız denge halinde olma. Devamını Oku

  • equivocality: ŞŸÜphelilik, belirsizlik, iki veya daha fazla muhtemel anlamı olma durumu; kuşŸkululuk, kararsızlık, şŸüphelilik; belirsizlik, tereddüt, karar verilmemişŸ olma durumu Devamını Oku

  • vacillatingly: Kararsızca, kararsız bir şŸekilde, tereddütlüce, tereddüt ederek, çekingence, çekinerek, sallanarak, sendeleyerek Devamını Oku

  • indecisive: Kararsız, kesin olmayan indecisively kesin olmayarak, kararsız bir şekilde indecisiveness kararsızlık, tereddüt. Karara bağlanamayan, kararsız, kuşkulu, şüpheli Devamını Oku

  • decision: Karar, hüküm, kararlılık; sonuç Karar, hüküm Devamını Oku

  • inconsequentiality: Önemsizlik, ehemmiyetsizlik; sonuçsuzluk, sonucu olmama durumu, neticesi olmama durumu; ilgisizlik, ilgili olmama durumu, alakasızlık; mantıksızlık Devamını Oku

  • effortlessness: Kolaylik Çabasızlık, çaba göstermeme durumu, kolaylık, kolay olma durumu Devamını Oku

  • istençsizlik: İradesiz olma durumu, iradesizlik. Devamını Oku

  • istençsizlik: İradesiz olma durumu, iradesizlik. Devamını Oku

  • shillyshally: ), (f.), (s.), (z.) tereddüt, ne yapacağını bilmeyiş Boş şeylerle uğraşma Devamını Oku

  • vacillate: İki yana sallanmak, sendelemek Tereddüt etmek, kararsız olmak Devamını Oku

  • tükenmişlik: Gücünü yitirmiş olma, çaba göstermeme durumu. Devamını Oku

  • hesitant: Tereddüt eden, şüphe içinde Tereddüdlü, duraksayan, mızmız, kararsız, kuşkulu Devamını Oku

  • inculpability: Suçsuzluk, suçsuz olma durumu, masumluk, masumiyet Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar