intermediyus sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte intermediyus kelimesinin manası:

  1. İki şeyin arasında veya ortasında bulunan.
  2. İki şeyin arasında veya ortasında bulunan.

intermediyus ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • traktus olfaktoryus intermediyus: Tractus olfactorius lateralis ile tractus olfactorius medialis arasında, yüzlek olarak görülemiyen ve derinde bulunan bir beyin şeridi. Tractus olfactorius lateralis ile tractus olfactorius medialis arasında, yüzlek olarak görülemeyen ve derinde Devamını Oku

  • muskulus vastus intermediyus: Musculus vastus lateralis ile musculus vastus medialis arasındaki kas. M. vastus lateralis ile m. vastus medialis arasındaki kas.Dgr.: anat. musculus vastus intermedius Devamını Oku

  • inset: (inset, insetting) bir şeyin ortasına ek koymak. Bir şeyin ortasına konulan parça Devamını Oku

  • orta: Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer Örnek: Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler. Y. K. Karaosmanoğlu Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Bir şeyin Devamını Oku

  • beyn: Arası, arasında, aralık. İki şeyin arası. İkisinin ortası. Firkat. Ayrılık. Devamını Oku

  • lobus intermediyus: Timus bezinin göğüs boşluğu girişinde küçük kısmı. Timüs bezinin göğüs boşluğu girişinde küçük kısmı.Dgr.: anat. lobus intermedius Devamını Oku

  • lobus intermediyus: Timus bezinin göğüs boşluğu girişinde küçük kısmı. Timüs bezinin göğüs boşluğu girişinde küçük kısmı.Dgr.: anat. lobus intermedius Devamını Oku

  • sapan: İki ucu ip, ortası örme veya meşin olan bir taş atma aracı Örnek: Gökçe Bacı, bağrına saplanan bir okla, sapan sallayan eli havada, yere düşüyor. T. Buğra Genellikle çocukların kuş vurmak için kullandıkları, iki ucuna lastik ve lastiklerin arasına da geniş bir meşin parçası bağlı bulunan çataldan oluşan araç Örnek: Cebine sakız gibi kuru üzümü doldurdun mu elde sapan, incir Devamını Oku

  • göz bebeği: Gözde irisin ortasında bulunan, ışığın azlığına veya çokluğuna göre büyüyüp küçülen yuvarlak delik Örnek: Göz bebeklerinde o ara beliriveren pırıltıyı, acaba neye yormalı? A. İlhan Çok sevilen, önem verilen kimse vb Örnek: Bir insanla değil, bir milletin göz bebeği ile evleniyorsun. H. Taner Omurgalı gözünde irisin ortasında bulunan ve ışınların geçerek ağ tabakaya ulaştığı, irisin çevresindeki silli yapının kasılması ile genişliği Devamını Oku

  • gece yarısı: Güneşin batması ile doğması arasındaki sürenin ortası. Gecenin ilerlemiş saatleri, gecenin ortası. Devamını Oku

  • halfway house: İkisinin ortası, uzlaşŸma; eski mahkumlar veya akıl hastaları veya uyuşŸturucu bağŸımlıları için rehabilitasyon merkezi; yolculuğŸun ortasında han veya dinlenme yeri; başŸarıya giden yolun yarısı Devamını Oku

  • kucak: Açık kollarla göğüs arasındaki bölüm, aguş Örnek: Kucağımdaki yavrumla yapayalnız kalmıştık. S. M. Alus Açık kollarla göğüs arasına sığabilen miktarda olan. Herhangi bir durumun veya şeyin sınırlarının arası, iç Devamını Oku

  • mavera: Öte. Görülen âlemin ötesi. Devamını Oku

  • iç: Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı Örnek: Deniz gecenin içinde, gece denizin içindedir. Ç. Altan Oyuk şeylerin boşluğu. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. Devamını Oku

  • mukabil: Bir şeye karşılık olarak yapılan, bir şeyin karşılığı olan Bir şeyin karşısında bulunan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar