intramembranous sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte intramembranous kelimesinin manası:

  1. Zar içi, zar içinde olan

Sponsorlu Bağlantılar

intramembranous ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • içkin: Varlığın içinde bulunan, varlığın yapısına karışmış olan, mündemiç. Yalnızca bilinçten olan, yalnızca bilinç içeriği olarak var olan, mündemiç. Devamını Oku

  • hücre içi patojenler: Hücre içinde yaşama ve çoğalma yeteneğinde olan veya yaşamaları için zorunlu olarak konak bir hücreye gereksinim duyan, başta virüsler olmak üzere bazı mikroorganizmalar. Konak hücreleri içinde yaşama ve çoğalma yeteneğinde Devamını Oku

  • arya: Operalarda solistlerden birinin orkestra eşliğinde söylediği, genellikle kendi içinde bütünlüğü olan parça. Bir opera yapıtında ya da oratoryoda ezgi. Devamını Oku

  • trokar: Delaç Bir kanül ve içinde kolayca oynatılabilen bir stileden ibaret olan, stilenin sivri olan ucu kanülü aşan ve sapları avuç içinde kavranılarak yumuşak dokuları delmeye, vücuttan sıvı boşaltmaya yarayan aygıt. Devamını Oku

  • içsel: İçle ilgili, içe ilişkin, dâhilî. Değeri model içinde belirlenen, modelin çözüm değerini veren şey. Devamını Oku

  • baroskop: Havanın içinde bulunduğu cisimlerin ağırlığı üzerine yaptığı hafifletici etkiyi gösteren ve havası boşaltılabilen bir fanus içinde terazisi bulunan fizik cihazı. Bk. basıgözler Devamını Oku

  • acemi: Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen Örnek: Acemi nalbant gâvur eşeğinde öğrenir. Atasözü İşinde, mesleğinde yeni olan Örnek: Polis tramvaya yol vermeli, kozunu acemi şoförle paylaşmalı idi. H. Taner Bir yerin, bir şeyin yabancısı Devamını Oku

  • hayali: Hayal niteliğinde veya hayal ürünü olan, sanal, fantastik. Karagöz oynatan kimse, hayalci, karagözcü. Devamını Oku

  • açık gönderim: X, Y ilingesel uzayları verildiğinde, X içindeki her bir açık kümenin f altındaki görüntüsü Y içinde bir açık küme olan (…)gönderimi. Devamını Oku

  • ekosistem ecosystem: Birbirleri ile ve cansız ortamla ilişki içinde olan kendi içinde yeterli bitki ve hayvan topluluğu. Devamını Oku

  • göze içi: (karşılık: intrasellüler), (Lât. intra = içinde, Lât. cellula=küçük göze), Gözenin içinde olan.T. : hücre içi Devamını Oku

  • intrapsychical: İntrapsişŸIk, ruh içinde meydana gelen, zihin içinde var olan Devamını Oku

  • çizelik: Bir soru çizinliğinde yanıt seçenekleri aynı olan soruları içinde toplayan ve ortak başlıkları bulunan çizelge. Devamını Oku

  • amniyon sıvısı: Döl kesesini dolduran ve cenini içinde bulunduran sıvı, çağnak. Uterus içinde embriyoyu çevreleyen amniyon örtüsü içinde kalan embriyonun içinde bulunduğu sıvı. Devamını Oku

  • çadır tiyatrosu: Oyunlarını ve diğer gösterilerini çok büyük bir çadır içinde halka sunan gezici tiyatro veya gösteri grubu. Oyun yeri büyük bir çadırın içinde olan tiyatro. Ülkemizde, bu terim, açık saçık dans Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar