ispirtoluk sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte ispirtoluk kelimesinin manası:

  1. İspirto yakan küçük ocak, ispirto ocağı, kamineto
    Örnek: Mutfaktan bir yuvarlak tepsi içinde cezveyi, fincanları, kahve hokkasını ve bunların ortasında ispirtoluğu getirdi. A. İlhan

ispirtoluk ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • bitişik: Birbirine dokunacak kadar yakınlaşmış veya yan yana olan Örnek: Mutfaktan bir yuvarlak gümüş tepsi içinde, cezveyi, fincanları, bitişik şeker ve kahve hokkasını getirdi. A. İlhan Yandaki Örnek: Bitişik odada yatan hasta bakıcı gürültüden uyanarak yanımıza geldi. R. N. Güntekin Yandaki ev, komşu Örnek: Asıl yalıya bitişik bir binada idiler. R. H. Karay Devamını Oku

  • kahve cezvesi: İçinde kahve pişirilen metal kap Örnek: Kahve cezvelerini ısıtan, mavi ışıklı ispirto lambalarını yakarlar. S. F. Abasıyanık Devamını Oku

  • göz bebeği: Gözde irisin ortasında bulunan, ışığın azlığına veya çokluğuna göre büyüyüp küçülen yuvarlak delik Örnek: Göz bebeklerinde o ara beliriveren pırıltıyı, acaba neye yormalı? A. İlhan Çok sevilen, önem verilen kimse vb Örnek: Bir insanla değil, bir milletin göz bebeği ile evleniyorsun. H. Taner Omurgalı gözünde irisin ortasında bulunan ve ışınların geçerek ağ tabakaya ulaştığı, irisin çevresindeki silli yapının kasılması ile genişliği Devamını Oku

  • futa: İpekli peştamal Örnek: Karşı kahvenin çırağı bacağındaki zıpkasını örten futasıyla dört kahve getirdi. M. Ş. Esendal Dar, uzun ve hafif bir yarış kayığı, kik Örnek: Kayıkhanelerin loş kemerinde kızağa çekilmiş kılıflar içinde futalar. Y. Z. Ortaç Devamını Oku

  • değirmen: Kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet Örnek: Değirmende biraz kahve çekti. S. F. Abasıyanık İçinde öğütme işi yapılan yer. Parçalanma, öğütme işlemlerinin yapıldığı cihaz. Devamını Oku

  • boncuk boncuk: Yuvarlak Örnek: Alnında boncuk boncuk terler birikmişti, kaşlarının üstüne doğru sızıyordu. M. Yesarî Boncuk gibi yuvarlak taneler durumunda Örnek: Gözyaşları, kısa bir an kirpiklerinin ucunda boncuk boncuk asılı duruyor. A. İlhan Devamını Oku

  • çay bahçesi: Çay, kahve ve alkolsüz içkilerin içildiği bahçe Örnek: Üstü kat kat satılacak, altı ya çay bahçesi olacak ya da gazino! A. İlhan Devamını Oku

  • sini: Üzerinde yemek de yenilebilen yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi Örnek: Sininin üstünde, çepeçevre tahta kaşıklar ve yerde sini etrafında birer küçük minder dizilmişti. A. Haşim Devamını Oku

  • kahveciaskısı: Kahvehanelerde çay, kahve ve diğer içilecek nesneleri taşımak için kullanılan saplı tepsi. (-Bursa) Devamını Oku

  • çarmıklı serpme ağı: Çeşitli derinliklerde, dip yapısı düz olan sularda kısa hamlelerle kurşun yakanın düzgün bir biçimde bir araya geldiği kurşun yakanın merkez halka civarında toplanması sağlandıktan sonra avın torbalanan ağ içinde dışarı alındığı el serpme ağları. Devamını Oku

  • kahve tepsisi: Üstünde genellikle iki kahve fincanı taşımaya yarayan, dikdörtgen biçimli, düz, küçük tepsi. Devamını Oku

  • bulls eye: HEDEF ORTASINA VURUŞ, TAM İSABET:Bir hedefin merkezine isabet eden atım. Nişan tahtasının ortası, hedef merkezi, büyük ve yuvarlak şekerleme, kamarada yuvarlak pencere, lomboz, kısa odaklı mercek Devamını Oku

  • lavanta: Çiçeğinden yapılan ispirtolu esans Örnek: Aşağıdan caz sesi, lavanta kokusu ve alkollü bir hava geliyor. R. H. Karay Lavanta çiçeğinden yapılan ispirtolu esans Ballıbabagiller (Labiatae) familyasından, çok yıllık, tabanda çalımsı, siyahımsı mor renkli Devamını Oku

  • surat: Yüz (II) Örnek: Neredense, suratına bir de sinek musallat olmuştu. A. İlhan Somurtkanlık, asık yüzlülük. Soğuk davranma Örnek: Ne vurdumduymaz misafirdi bunlar, ne surattan anlıyorlardı ne rumuzdan ne kinayeden. H. R. Gürpınar Devamını Oku

  • kepçe: Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık Örnek: Tahta kaşık ve kepçe yontar, geçimini bunları satarak sağlardı. N. Araz Bu kaşığın alabildiği miktarda olan. Erimiş madeni kalıba dökmek Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar