ıssız eve it buyruk sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte ıssız eve it buyruk kelimesinin manası:

  1. Aklı başında kimselerin sahip çıkmadığı iş, aşağılık kimselerin elinde kalır.

ıssız eve it buyruk ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • sahipsiz eve it buyruk: Kimsenin ilgilenmediği, benimsemediği sahip çıkmadığı işler üzerinde değersiz kişiler egemenlik kurarlar. Devamını Oku

  • malik: Sahip, iye Örnek: Yersiz yurtsuz bir aile görünce sekiz kat apartmanlara malik iratçıyı hatırlayınız. H. R. Gürpınar İye. ~ sıfatiyle zi’l-yedlik : öz elmenlik, iye gibi elmenlik, iyece elmenlik (Eigenbesitz). Bir şeye sahip, Devamını Oku

  • hamil: Elinde bulunduran, üzerinde taşıyan. Çek, bono, poliçe, gönderim belgesi, hisse senedi, tahvil vb. her türlü değerli kâğıdı yasalara uygun olarak elinde bulunduran kişi. Devamını Oku

  • oyun yasaklaması: Zararlı görülen bir oyunun oynanmasına kanun yoluyla engel olmak. Ancak bu yasaklama, sonraları, bilgisiz kimselerin elinde kötüye kullanılmış ve tiyatroya zarar vermiştir. Oyun sansürü. Devamını Oku

  • he couldnt help it: Elinde değŸildi, hiçbir seçeneğŸi yoktu, kontrole sahip değŸildi, yapabileceğŸi bir şŸey yoktu (Yazılışı: he couldn’t help it) Devamını Oku

  • sahipsiz: Kimsenin malı olmayan, iyesiz Örnek: Bu evin saadetinden, diğer mesut aile ocaklarına sahipsiz, manevi bir selam götürüyordu. Ö. Seyfettin Koruyucusu, gözeteni bulunmayan, kimsenin sahip çıkmadığı. Devamını Oku

  • possess: Sahip olmak, elinde bulundurmak, egemen olmak, kurcalamak (zihin), hakim olmak, tutmak Sahip olmak, malik olmak, mutasarrıfı olmak Devamını Oku

  • holder: Tutan şey Kulp, tutamak, tutamaç Devamını Oku

  • tekel: Bir malın yapımının, tek bir kuruluşun elinde bulunduğu durum, inhisar, monopol. Herhangi bir üretim alanını devletin elinde tutma, satışı tek elden yönetme ve fiyata hâkim olma durumu, inhisar, monopol. Devamını Oku

  • iyesi olmak: Bir şeyi elinde bulundurmak, yasaya uygun olarak dilediğince kullanabilmek, sahip olmak. Devamını Oku

  • cımbız: Kıl vb. ince şeyleri tutmak veya çekmek için kullanılan küçük maşa Örnek: Bir elinde cımbız, bir elinde ayna / Umurunda mı dünya? O. V. Kanık Özellikle dokumacılıkta kumaş yüzlerindeki düğüm, çöp vb. maddeleri temizlemekte kullanılan el aracı. Devamını Oku

  • unavoidably: Elinde olmayan sebeplerle, elinde olmadan, kaçınılmaz bir şŸekilde Devamını Oku

  • in office: İktidarda, güçte, otorite elinde, yönetim elinde Devamını Oku

  • nesil: Kuşak Örnek: Bu nesil öyle zamanlar geçirdi ki doğduğuna lanet etti. F. R. Atay Hayvanlarda döl. Bk. kuşak Devamını Oku

  • çömlek: Toprak tencere Örnek: Elinde bir çömlek sadeyağla gelip pazar yerine oturduğu görülmüş. Y. K. Karaosmanoğlu Kil ya da başka silikatlardan elde edilen ürünlere verilen genel ad. Pişirilmiş topraktan yapılmış vazo veya testi biçiminde Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar