istiklaliyet sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte istiklaliyet kelimesinin manası:

  1. İstiklal üzere bulunma. Hür ve müstakil olma. Başlı başına buyruk olma. (Osmanlıca'da yazılışı: istiklâliyet)

istiklaliyet ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • istiklalcu: İstiklal arayan. Müstakil olmak, hür olmak için çalışan. (Osmanlıca’da yazılışı: istiklâlcu) Devamını Oku

  • istiklal: Bağımsızlık Örnek: Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklal fikrinin layemut abidesidir. Atatürk (Kıllet. den) Kendi başına olmak, kimseye bağlı olmayış, müstakil oluş. (Osmanlıca’da yazılışı: istiklâl) Bk. bağımsızlık Devamını Oku

  • autocephalous: Kendi kendini idare eden, müstakil, başına buyruk. Müstakil, kendi başŸ piskoposu bulunan bir tür kilise, piskoposlar veya patriarkal alandan bağŸımsız (Din) Devamını Oku

  • uçbeyi: Uçların sivil ve askerî yönetiminden sorumlu olan görevli. Anadolu Türk Devletlerinde (Selçuklu, Osmanlı) uçlardaki (sınırdaki) askeri güçlerin kumandanlarına verilen ad. Devamını Oku

  • mahudiyyet: (Ahd. den) Söz verilmiş olma. Ahdedilmiş bulunma. Belli olma. (Osmanlıca’da yazılışı: ma’hudiyyet) Devamını Oku

  • availability: Müsait olma, hazır bulunma, bulunma, mevcut olma; geçerlilik, geçerlik Devamını Oku

  • ferman: Buyruk, emir. Örnek: Bizde Tanzimat fermanı henüz okunmamıştır. N. Cumalı Osmanlı İmparatorluğu’nda padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk, yarlık Osmanlı devletinde padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk. Devamını Oku

  • lead 3: Kılavuzluk, rehberlik. önde bulunma. önde gelme, başŸta olma, ileride bulunma. tiy. başŸrol. tiy. başŸrol oyuncusu, başŸoyuncu. elek. bağŸlama teli. dili ipucu. Devamını Oku

  • bağımsız: Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, hür, özgür, müstakil Örnek: Konsolosların her biri bağımsız bir vali gibi davranırdı. N. Cumalı Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse Örnek: … Meclis dışındaki bağımsızlardan olmak üzere, siyasi parti gruplarından, oranlarına göre, üye alınır. Anayasa Milletvekili. Devamını Oku

  • severalty: ), (huk.) ayrılık, müstakil olma Ferdi mülkiyet Devamını Oku

  • separation: Ayrılık, ayırma, ayrılma, bölünme, aralık, boşŸluk, ayrışŸma, ayrı olma, müstakil olma Devamını Oku

  • preparedness: Hazırlık, hazır olma Gerektiğinde savaşa hazır bulunma. Devamını Oku

  • bağımlı: Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Sigara, uyuşturucu madde vb.ne aşırı derecede düşkün. Devamını Oku

  • attending: Dikkatini vermek, kulak vermek, dinlemek, katılmak, devam etmek; hazır bulunmak; bakmak, hizmet etmek, eşlik etmek, beraberinde getirmek Katılma, hazır bulunma, mevcut olma, bulunma; bakma, ilgilenme, hizmet etme Devamını Oku

  • devre mülk: Özellikle tatil beldelerinde belli dönemlerde kullanılmak üzere satın alınan ve değişik kişilerce de kullanılabilen müstakil ev veya daire. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar