jackboot sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte jackboot kelimesinin manası:

  1. ), (f.), (s.) kaba kuvvet
  2. Kaba kuvvet kullanan kimse
  3. Kaba kuvvet kullanarak başkasını boyun eğmeye zorlamak
  4. Kaba kuvvete dayanan.
  5. Kaba kuvvet, kaba kuvvet kullanan kimse, balıkçı çizmesi

jackboot ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • manhandle: Kabaca itmek Kaba kuvvetle itip kakmak Devamını Oku

  • kullanım değeri: Bk. değer 2 Bir taşınmazın, onu kullanan kimse için taşıdığı değere dayanan ederi. bkz. sürümdeğer, öznel değer. Devamını Oku

  • force: Güç, kuvvet, kudret Zor, cebir şiddet, baskı, tazyik Devamını Oku

  • resort to force: Zor kullanmak, kaba kuvvete başvurmak Devamını Oku

  • without resort to force: Zor kullanmadan, kaba kuvvete başvurmadan Devamını Oku

  • arbalister: Mancınık kullanan kimse, tatar yayı kullanan kimse, silah olarak tatar yayını kullanan asker veya avcı Devamını Oku

  • newton n: Si kuvvet birimi. (1 kg’lık bir kütleye, her saniye 1 m’lik ivme kazandırmak için gerekli kuvvete eşittir). Devamını Oku

  • yumrukuna güvenmek: İsteklerini yaptırmak için yalnızca kaba kuvvete güvenmek. Devamını Oku

  • subdue: Zorla itaat ettirmek, boyun eğdirmek Baskı altında tutmak Devamını Oku

  • kuvvetler çokgeni: İki kuvvetin birleşkesini çizimle elde etme kuralının çok sayıda kuvvete uygulanmasıyla oluşan kuvvet yönleçleri çokgeni. İki kuvvetin birleşkesini çizimle elde etme kuralının çok sayıda kuvvete uygulanmasıyla oluşan kuvvet yönleçleri çokgeni. Devamını Oku

  • urge: Sevketmek, ileri sürmek Dürtmek Sıkıştımak Devamını Oku

  • mucker: Argo kaba kimse, ayak takımından biri. Kaba adam, kaba kimse, ağır düşüş Devamını Oku

  • kuvvetölçer: Kuvvetleri ölçmeye yarayan cihaz, dinamometre. Kuvvet ölçümü için kullanılan aygıt. Devamını Oku

  • press 2: Basmak: Press the button. DüğŸmeye bas. sıkmak, suyunu çıkarmak; ezmek. sıkışŸtırmak, sıkışŸtırarak itmek: The soldiers pressed the crowd into the small square. Askerler kalabalığŸı küçük meydana sıkışŸtırdı. sıkışŸtırmak, baskı yapmak, zorlamak: in upon -in sınırına dayanmak, -in sınırını zorlamak: The enemy pressed in upon the city. DüşŸman kentin sınırına dayandı. ütülemek. (cam, çelik, tuğŸlab.´ni) preslemek, Devamını Oku

  • zart zurt: Kendini önemli kişi olarak göstermek için yüksekten atıp tutarak çıkışma, kaba kuvvet gösterisi. Kendini önemli kişi olarak göstermek için yüksekten atıp tutarak çıkışma, kaba kuvvet gösterisi Örnek: Küçük bey tutturmuş, yok Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar