jog on sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte jog on kelimesinin manası:

  1. Aynı tempoda ilerlemek, işi monotonca götürmek, suya sabuna dokunmadan yol almak

jog on ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • jog: (-ged,- ging) itmek, sarsmak, dürtmek Yavaş ve sakin gezinmek Devamını Oku

  • jog trot: Agir hareketlilik Devamını Oku

  • nose: Koklamak, koku almak, koklayarak bulmak, burnunu sürmek, genizden çıkarmak (ses), dikkatle ve yavaşça sürmek (araba) ), (f.) burun Devamını Oku

  • advance: İlerletmek, ilerlemek, ileri götürmek, ileri gitmek, terakki etmek, terakki ettirmek, terfi etmek, terfi ettirmek Artmak, yükselmek (fiyat) Devamını Oku

  • press: Zorla hizmete almak Bahriye hizmetine zorlamak Devamını Oku

  • nemegerekçi: Herhangi bir olaya, işe, konuşmaya vb.’ye, gerekli olmasına karşın karışmayan, huzurunun bozulmaması için her şeye göz yuman, suya sabuna dokunmayan, görevini yapmayan (kimse). Devamını Oku

  • douse: Suya dalmak, daldırmak, batırmak Islatmak Devamını Oku

  • seyretmek: Bir şeyin durumunu, oluşumunu gözlemek, bakmak Örnek: Kitapçı vitrinlerinde kendi eserlerini gördükçe durup hayran hayran seyrediyor. H. Taner Bir olaya karışmadan bakmak Örnek: Rabia biraz şaşkın, salapuryada arkadaş olduğu çocuklu tazenin kocasıyla buluşmasını seyrediyordu. H. E. Adıvar Eğlenmek, görmek, öğrenmek vb. için bakmak, izlemek. Devamını Oku

  • plough: Plow. Toprağı sürmek, saban ile sürmek, yarıp geçmek, yarmak, çizmek, sınıfta bırakmak, güçlükle ilerlemek Devamını Oku

  • singsong: Monoton bir sesle söylemek, cansız söylemek, tekdüze bir tonda konuşmak Aynı tempoda ve cansız bir makamla okuma Devamını Oku

  • get: Yavru, hayvan yavrusu. (got, got,B.D gotten, getting) almak, ele geçirmek elde etmek, tedarik etmek Devamını Oku

  • take off: Çıkarmak, götürmek, alıp götürmek, havalanmak, kaldırmak, öldürmek, inmek, ameliyatla almak, indirmek, taklidini yapmak, sıçramak, kalkmak, hareket etmek, yola çıkmak Devamını Oku

  • cream: Kaymak tutmak, kaymağını almak, krem sürmek, krema katmak; köpürmek; boşalmak; tatmin olmak; çırpmak; yormak; suyunu çıkarmak Kaymak, krema Devamını Oku

  • sees: Görmek, gözleri ile ikna olmak; seyretmek, izlemek; idrak etmek, anlamak; sağŸlama almak, emin olmak, garantiye almak, ilgilenmek; uğŸraşŸmak, denemek, başŸından geçmek; eşŸlik etmek; rastlamak; zamanını belirlemek, devam eden romantik bir ilişŸkiyi sürdürmek Devamını Oku

  • sight: Görme Gözlem, müşahede Muayene Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar