kakalamak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte kakalamak kelimesinin manası:

  1. Kakmak
    Örnek: Kakalamaktan parmak uçları delik deşik terzi çırakları, kalfalar... A. İlhan
  2. Sürekli çekiştirmek, itmek, kakıp durmak.
  3. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak.
  4. Kaka yapmak.

kakalamak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • iteklemek: Sürekli olarak itmek, kakmak. İtelemek. Devamını Oku

  • sold: Sell. Satmak, satılmak, sattırmak, beğenilmek, kazıklamak, aldatmak, ele vermek Devamını Oku

  • basmak: Vücudun ağırlığını verecek biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak Örnek: Bastığın yerlerde güller açtı, sarıldı ayaklarına. C. Külebi Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek Örnek: Motor çalıştıktan Devamını Oku

  • specialize: Tek bir konu üzerinde durmak Biyol Devamını Oku

  • sell: Satmak Satışıyle meşgul olmak Satışım Devamını Oku

  • gouge: Oymak, kazıklamak, para sızdırmak, şantajla para almak ), (f.) oluk ağızlı marangoz veya heykeltıraş kalemi Devamını Oku

  • kazık atmak: Aldatmak, kazıklamak. Aldatmak, kazıklamak: “Bütün ilişkileri birilerine kazık atmak üzerine kurulu.” -A. Ümit. Devamını Oku

  • kazıklamak: Bir tarla veya arsanın sınırını belirtmek için kazık çakmak. Bir malı, bir kimseye değerinden çok pahalıya satmak, alışverişte aldatmak. Devamını Oku

  • itelemek: Sürekli itmek, arka arkaya itmek, iteklemek Örnek: Bu, insanı yanlış yollara itelese de, bir çıkış noktası bulunmasına omuz verebilir. S. Birsel Devamını Oku

  • push: İtmek, dürtmek Sürmek, sevketmek, yürütmek Devamını Oku

  • delmek: Delik açmak, delik duruma getirmek Örnek: Taşın göze dokunmadığını ve bir parmak aşağıda yanağı deldiğini gördü. P. Safa İncitmek, kırmak. Devamını Oku

  • delmek: Delik açmak, delik duruma getirmek Örnek: Taşın göze dokunmadığını ve bir parmak aşağıda yanağı deldiğini gördü. P. Safa İncitmek, kırmak. Devamını Oku

  • elbow: Dirsek Dirsek şekli Dirsekle itmek Devamını Oku

  • çivilemek: Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak. Aynı noktaya sürekli olarak bakmak Örnek: Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi. A. Sayar Vurmak, öldürmek. Devamını Oku

  • juggle: Hokkabazlık yapmak El çabukluğu ile marifet yapmak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar