kansızlık sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte kansızlık kelimesinin manası:

  1. Kanda alyuvar sayısının ve hemoglobin miktarının azalmasından ileri gelen bir hastalık durumu, anemi.
  2. Duygusuzluk, korkaklık.
  3. Soysuzluk.
  4. Alyuvar sayısının normalden az olması. Anemi.
  5. Anemi.
  6. Anemi.

kansızlık ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • dayanıksızlık: Dayanıksız olma durumu, metanetsizlik. Varolan bir hastalık durumu nedeniyle, ilacın belirli etkilerine normalden daha fazla duyarlılık olması. Devamını Oku

  • anemi: Kansızlık. Kısaca, halk arasında kansızlık olarak bilinen anemi, alyuvarların sayı olarak az olması ve alyuvarların içerisinde bulunan hemoglobin adı verilen maddenin miktarının azlığıdır. Devamını Oku

  • kloroz: Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen, genellikle genç kızlarda görülen kansızlık. Yaprakların sarımtırak bir renk aldığı bitki hastalığı, sararma hastalığı, sarıcalık. Devamını Oku

  • normokromik anemi: Her alyuvara düşen ortalama hemoglobin miktarı veya derişiminin normal değerler arasında olmasına karşın alyuvar sayısının değişen düzeylerde azaldığı anemi. Devamını Oku

  • tabansızlık: Tabansız olma durumu. Korkaklık, yüreksizlik Örnek: Bu kadar tabansızlık olur mu? H. R. Gürpınar Devamını Oku

  • hipofibrinojenemi: Kan fibrinojen düzeyinin normalden düşük olması, afibrinojenemi. Kanda fibrinojen miktarının ileri derecede azalışı, kanda fibrinojen eksikliği. Devamını Oku

  • sicklemia: Anemi orak hücresi, kusurlu hemoglobin üretiminin neticesinde meydana gelen anemi ile karakterize kalıtsal hastalık (kırmızı kan hücrelerinin deforme olması, oksijen yetmezliğŸi, ve dolaşŸım sistemi problemlerine sebep olan) Devamını Oku

  • rahatsızlık: Rahatsız olma durumu, tedirginlik Örnek: Bununla beraber, içimde bir rahatsızlık var, unutulmaktan korkuyorum. H. E. Adıvar Hastalık. Hastalık. Devamını Oku

  • olaysızlık: İçinde hiçbir olay çıkmamış olması durumu. Devamını Oku

  • semptomatik poliglobuli: Hayvanın uzun süre susuz kalması veya su içememe nedeniyle su alımının azalması, ishal, kusma, aşırı terleme, fazla idrar yapma gibi organizmada fazla miktarda sıvı kaybına neden olan hastalık hallerinde ve su içmesini ve emiliminin engellenmesi sonucu ve şok olaylarında ortaya çıkan ve kan hacminin azalması, buna karşın hematokrit değer, alyuvar sayısı ve hemoglobin miktarının artışıyla Devamını Oku

  • yalnızlık: Yalnız olma durumu, kimsesizlik Örnek: Dostlarla da yollar ayrılalı bir bir / Gittikçe artıyor yalnızlığımız. C. S. Tarancı Kimse bulunmama durumu, ıssızlık, tenhalık. Bir nesnenin bağlı olduğu coşkudan kopup ayrılması. (Kollektif bilinçaltından kimi Devamını Oku

  • parasızlık: Parasız olma durumu Örnek: Artık hicretlerin, parasızlıkların, hastalıkların adi ve çirkin üzüntüleriyle titremeye razı değildi. P. Safa Devamını Oku

  • saydamsızlık: Saydam olmama durumu, ışığı geçirmeme özelliği. Filmin ışık geçirmezlik durumu ve bunun ölçümü. Devamını Oku

  • olanaksızlık önermesi: Hangi oylama türü olursa olsun ikiden fazla önerme içeren bireysel fonksiyonlardan toplumsal bir tercih fonksiyonuna geçmenin olanaksız olduğunu ileri süren ve Kenneth Arrow tarafından geliştirilen önerme. Devamını Oku

  • bağımsızlık: Bağımsız olma durumu veya niteliği, istiklal Örnek: Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır. Anayasa Bir olayın ortaya çıkışı bir sonraki olayın özelliğinin ortaya çıkış olasılığını değiştirmemesi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar