kasas sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte kasas kelimesinin manası:

  1. Haber vermek. Hikaye etmek, anlatmak.

Sponsorlu Bağlantılar

kasas ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • tell: Ark höyük. Söylemek, nakletmek, hikâye etmek, anlatmak Devamını Oku

  • report: Söylemek, anlatmak, nakletmek Rapor vermek veya yazmak Devamını Oku

  • rede: Sıra. Bir duvardaki tuğla veya taş sırası. ), (i.), eski, (leh.) öğüt vermek, nasihat etmek Devamını Oku

  • explain: Açıklamak, izah etmek, anlatmak, hesap vermek, açıklama yapmak Anlatmak, açıklamak, izah etmek, beyan etmek, belirtmek, tasrih etmek,aydınlatmak, tenvir etmek, tarif etmek Devamını Oku

  • advise: Öğüt vermek, nasihat etmek, öğütlemek, tavsiye etmek, akıl vermek, fikir vermek, haber vermek, bildirmek, uyarmak Tavsiye etmek Devamını Oku

  • narrate: Nakletmek, hikaye etmek, söylemek, anlatmak Öykülemek, anlatmak Devamını Oku

  • told: Tell. Söylemek, demek, anlatmak, emretmek, açığa çıkarmak, bildirmek, haber vermek, ayırt etmek Devamını Oku

  • denounce: İhbar etmek, haber vermek, ifşa etmek Mukavele veya anlaşmanın fesholunacağını haber vermek Devamını Oku

  • prophesy: Gelecekten haber vermek, önceden haber vermek, kehanette bulunmak, vahiyle haber vermek Kehanette bulunmak, keramet göstermek, önceden haber vermek, gaipten haber vermek Devamını Oku

  • inform: Bilgi vermek, haber vermek, söylemek, bildirmek Şekil vermek, canlandırmak Devamını Oku

  • herald: Haberci, müjdeci Protokol görevlisi, teşrifatçı Devamını Oku

  • render: Karşılık olarak vermek İade etmek, geri vermek Devamını Oku

  • bildirmek: Herhangi bir şeyi haber vermek Örnek: Anası böyle söyledi, gene de gidip kocasına bildirdi. M. Ş. Esendal Herhangi bir konuda bilgi vermek Örnek: Gönderdiğim mektubun bir ehemmiyeti yoktur, diye bildir, dedi. F. R. Atay Anlatmak, ifade etmek Örnek: Sadi hem acele acele konuşarak fikirlerini bildiriyor hem de gözlerini ileriye uçan bisikletlerden hiç alamıyordu. H. Taner İhbâr etmek, teblîğ etmek. Devamını Oku

  • warn: İkaz etmek, uyarmak, tehlikeyi haber vermek Önceden haber vermek Devamını Oku

  • advising: Öğüt vermek, nasihat etmek, öğütlemek, tavsiye etmek, akıl vermek, fikir vermek, haber vermek, bildirmek, uyarmak Tavsiye edici Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar