katotsal örtü sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte katotsal örtü kelimesinin manası:

  1. Bir elektrolit içinde, elektrokimyasal özelliklerin sonucu, ana metali yenime iten koruyucu örtü.

katotsal örtü ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • katotsal örtü: Bir elektrolit içinde, elektrokimyasal özelliklerin sonucu, ana metali yenime iten koruyucu örtü. Devamını Oku

  • anotsal örtü: Bir elektrolit içinde, elektrokimyasal özellikleri nedeniyle, kendisi yenime uğrayan koruyucu örtü. etkin örtü diye de bilinir. Devamını Oku

  • katotsal koruma: Korunacak metalin potansiyelini yeterince eksi yaparak yenim hızının azaltılması. Çeliğinkinden daha yüksek anotsal gerilimli bir metal kullanarak ya da bir elektrik gerilimi uygulayarak, çeliği, yenime karşı koruma yöntemi. Devamını Oku

  • katotsal koruma: Korunacak metalin potansiyelini yeterince eksi yaparak yenim hızının azaltılması. Çeliğinkinden daha yüksek anotsal gerilimli bir metal kullanarak ya da bir elektrik gerilimi uygulayarak, çeliği, yenime karşı koruma yöntemi. Devamını Oku

  • önleyicili örtü: Yenime karşı, önleme özelliğinde olan örtü. Devamını Oku

  • dürtü: Bedensel veya ruhsal dengenin değişmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı türlü tepkilere sürükleyebilen içten gelen gerilim. Kaynağı duygulanım olan ve bilinçle herhangi bir ilişkisi bulunmayan güçlü neden ya da güdü. Devamını Oku

  • anotsal işlem: Bir metali bir elektrolit çözeltisi içinde anot olarak bağlayarak, yüzeyinde bir oksit katmasını oluşturma. Devamını Oku

  • katotsal paklama: Uygun bir çözelti içinde, paklanacak parçayı katota bağlayarak uygulanan elektrikli paklama işlemi, elektrikli paklama diye de bilinir. Devamını Oku

  • koruyucu örtü: Çelik yüzeyleri, yenime karşı korumak ereğiyle yapılmış boya ya da metal örtü. Devamını Oku

  • oksit örtü: Yalın biçimde ya da boya katının altına destek olarak ve yenime karşı koruyuculuk kazandırmak için, metal yüzeylere uygulanan oksitlerden oluşan örtü. Devamını Oku

  • geçici örgensel örtü: Özellikle, bir yerden bir yere taşınan metal parçalarını yenime karşı korumak için, geçici olarak uygulanan örgensel örtü. Devamını Oku

  • patırtı: Herhangi bir biçimde veya ayakları yere kuvvetle basarak yürüme sonucu çıkan gürültü. Pat pat çıkan ses Örnek: Dışarıdan akseden birtakım motosiklet patırtılarıyla ikimiz birden yerimizden fırlayıp merdiven başına koştuk. Y. K. Karaosmanoğlu Gürültülü Devamını Oku

  • yırtık: Yırtılmış olan Örnek: Kirli, yırtık yenleriyle alnının terlerini sildi. Ö. Seyfettin Eskimiş, parçalanmış. Cırlak, tiz, keskin (ses) Örnek: Yırtık sesiyle çığlık çığlığa bağırıyor. R. N. Güntekin Utanması, çekinmesi olmayan Örnek: Becerikli, yırtık bir kız değil ki, mağazalarda iş Devamını Oku

  • kulakçık yırtılması: Endokardiozis ve kalp kapaklarının yetmezliği sonucu, kalp kulakçığının yırtılması. Kalp kesesi boşluğunda biriken kan, kalp tamponu sonucu ani ölüme neden olur, atriyal ruptur. Devamını Oku

  • katotsal: Katota özgü, katotla ilgili olan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar