kazkanadı sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte kazkanadı kelimesinin manası:

  1. Güreşte hasmı arkadan ve yandan sarıp başını koltuk altına alarak elleri koltukları altından geçirdikten sonra sırtında veya ensesinde birleştirme biçimindeki oyun
    Örnek: Kimi baskın çıkar, kazkanadından çarpar. M. A. Ersoy
  2. Karşı oyuncunun kolları altından kol geçirip elleri sırtta kenetleme.

kazkanadı ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • ters kazkanadı: Ayakta, karşı güreşçinin arkasındayken kolları onun koltuk altlarından geçirip ensesinde kilitleme. Devamını Oku

  • kazkanadında çengel: Kazkanadına alınan güreşçiyi gerisingeri sürerken çengelleme. Devamını Oku

  • kazkanadını sökme: Birbirinden ayrı ve gergin durumdaki elleri, önde birleştirmek için, yukarıdan aşağıya kuvvetle indirerek karşı güreşçinin sırttaki kilidini sökme. Devamını Oku

  • kazkanadından sıyrılma: Kolları tüm olarak arkaya, omuzları da geriye yatırarak karşı güreşçinin kilidinden kurtulma. Devamını Oku

  • kafakol: Güreşte bir oyun türü. Karşı güreşçinin bir kolunu koltuk altında sıkıştırdıktan sonra öteki kolu ensesi üzerinden aşırıp, sıkıştırılan kolun koltuk altından tutma ve vücudunu kalça üzerine alarak ayaklarını yerden kestikten Devamını Oku

  • paça kasnak: Yağlı güreşte, güreşçinin bir elini rakibinin paçasından, öteki elini de apış arasından geçirerek kispetin belinden kavrayıp karşısındakini yenmek için sırtüstü çevirmesi biçiminde uygulanan bir oyun Örnek: Kimi almış paça kasnak, o açar, hasmı döner M. A. Ersoy Bir el ile karşı güreşçinin ön kasnağından, öteki el ile bir paçasından tutarak dikip yenme. Devamını Oku

  • çapraz: Eğik olarak birbiriyle kesişen Örnek: Boynuna çapraz astığı tüfeğini yokladı. S. Kocagöz İki taraflı, karşılıklı. Bir tür olta iğnesi. Devamını Oku

  • yamyam: İnsan eti yiyen (kimse). Yabani, vahşi Örnek: Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela. M. A. Ersoy Bk. insanyiyen Devamını Oku

  • kılgı: Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, uygulama, tatbik, ameliye, pratik. Kuramı olan bir şeyi, düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi. Devamını Oku

  • dama: Karelere ayrılmış zemin üzerinde on altı taşla iki kişi arasında oynanan oyun Örnek: Gürültüsüz oyun isterseniz gelin damaya. M. A. Ersoy Devamını Oku

  • eğilmek: Belirli bir yönle açı oluşturacak bir durum almak, bir yöne doğru çarpılmak:, dikliğini kaybetmek Örnek: Sofraya pilav gelince Aziz eğilerek kokladı. C. Uçuk İnsan, bir işi yapmak için belini eğmek Örnek: Tenis oynarken yüz çeşit çeviklikler içinde eğilir, kalkar, sıçrar, koşar. R. H. Karay Başkasının baskısını veya egemenliğini benimsemek, kabul etmek. Devamını Oku

  • ruhbilimsel oyun: Düşüncelerin, duyguların ve tutkuların ruhbilimsel çözümlemelerine giren, Freud’un etkisini bulduğumuz oyun türü. Burada bireyin ruhsal durumu ele alınır. Değişik, güzelduyusal anlayışta yazılan bu oyunların kimi gerçekçi, kimi melodramatik, kimi de düşseldir. Örnek : O’Neill’in birçok oyunu. Devamını Oku

  • yaydan kurtulma: Bir eli yaya alanın kolları arasına sokarak ön kasnağından tutup ya da koltuk altına sokup ayağa kalkma. Devamını Oku

  • tip: Aynı cinsten bütün varlıkların veya nesnelerin temel özelliklerini büyük ölçüde kendinde toplayan örnek Örnek: Aynı yaşta, aynı tipte, aynı kuvvette iki güreşçi. B. Felek Tür, çeşit. İlgi çekici, değişik (kimse). Devamını Oku

  • yaya: Yürüyerek giden kimse Örnek: Yaya gözüyle at, bekâr gözüyle kız alma. Atasözü Yayan Vücudun, türlü temel duruşlarda, yerine göre dayalı olduğu kalça ya da ayak uçlarıyla bir araca arkadan asılı kollar arasında aldığı Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar