kecabe sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte kecabe kelimesinin manası:

  1. Devenin üstüne konan oturulacak bir çeşit tahtırevan.

Sponsorlu Bağlantılar

kecabe ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • kecabe kecave: Deve üstüne konan oturulacak bir çeşit tahtırevan Devamını Oku

  • palanquin palankeen: Tahtırevan. Devamını Oku

  • palanquin: Tahtırevan Devamını Oku

  • sedan chair: Tahtırevan, sedye Devamını Oku

  • hena: Devenin boynunun altına konan işaret. (Osmanlıca’da yazılışı: hen’a) Devamını Oku

  • chairman: (çoğ-men) başkan, reis Tekerlekli iskemle sürücüsü chairmanship başkanlık. Devamını Oku

  • litter: Döküntü, çerçöp yığıntısı İntizamsızlık, karışıklık Devamını Oku

  • seaf: Devenin ağzında olan bir hastalıktır ve burnunun ve gözlerinin kılları dökülür. O devenin erkeğine esaf, dişisine nafa denir. Devamını Oku

  • beserek: İki hörgüçlü deve ile boz devenin melezi olan tülü devenin erkeği. Devamını Oku

  • chair: İskemle, sandalye Makam Kürsü Devamını Oku

  • mecr: Bir nesneyi devenin karnındaki yavrusuna bey’etmek. Devenin karınındaki yavrusunu bir malla değiştirmek. Devamını Oku

  • teke: Erkek keçi. Bir karides türü. Devamını Oku

  • hükümdar: Padişah, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı. Taht sahibi devlet başkanı. Devamını Oku

  • flask: İçine barut veya yağ konan şişe şeklindeki kap, barutluk Termos Devamını Oku

  • throne of god: Tanrı’nın tahtı, Tanrı’nın Cennetteki Tahtı Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar