kelek atmak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte kelek atmak kelimesinin manası:

  1. Argo birisini beklemediği anda hile ve dalavere yaparak zarara sokmak.

Sponsorlu Bağlantılar

kelek atmak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • hileli iflas: Alacaklıları zarara sokmak amacıyla hileli işlemler yaparak gerçekleştirilen iflas yolu. Bk. düzenli batkı Devamını Oku

  • cheat: Hile yapmak, dalavere yapmak, oyun çevirmek; aldatmak; dolandırıcılık etmek; , ihanet etmek Hile yapmak, hileyle elinden almak, kazık atmak, keklemek, aldatmak, ihanet etmek, dolandırmak, kandırmak, kazıklamak; razı etmek Devamını Oku

  • foist: Hile yaparak kabul ettirmek, hile veya zorla sokmak, sokuşturmak (sahte bir şeyi) aslı diye kabul ettirmek Devamını Oku

  • çökelek: Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla elde edilen bir çeşit peynir, kesik, ekşimik. Tortu. Devamını Oku

  • kelek: Olgunlaşmamış, ham kavun. Irmaklarda işleyen ve şişirilmiş tulumlar üzerine kurulan bir çeşit sal. Devamını Oku

  • kamış atmak: Argo birine oyun etmek, arabozanlık etmek: “Sıkıntılı bir durumdu ama onun kamışı o kadar zekice atması hoşuma gitmişti.” -R. Erduran. Devamını Oku

  • kıtır atmak: Yalan uydurup söylemek. Argo yalan söylemek: “Kim dedi bunu sana, Kâmil Bey mi? Boş ver kardeş, inanma sakın, kıtır atıyorlar, moralimizi bozmak istiyorlar.” -A. İlhan. Devamını Oku

  • hadiane: Hile ile, hile yaparak. (Osmanlıca’da yazılışı: hadiâne) Devamını Oku

  • çatmak: Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak Örnek: Avlusunda silahlarını çatmış, ayaklarını germiş askerler var. F. R. Atay Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Bir şeyi yapmak için Devamını Oku

  • cheating: Hile, dolap, dalavere, hilekarlık Devamını Oku

  • kanatlanmak: Uçmaya başlamak. Uçmak, kanat açmak Örnek: Hatice, Nahit’in beklemediği bir anda yürüdü, ayakları yerden kesilecek, kanatlanacakmış gibiydi. T. Buğra Çok sevinmek Devamını Oku

  • dalgasına taş atmak: İşini bozmak, keyfini kaçırmak. Argo işini bozmak, keyfini kaçırmak. Devamını Oku

  • yıkıntı olmak: Birini çok zarara sokmak. Devamını Oku

  • putdown: Argo birisini susturucu veya bastırıcı söz. Küçültücü şey, küçültücü durum Devamını Oku

  • muhadiane: Aldatarak, hile yaparak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar