kelli sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte kelli kelimesinin manası:

  1. "Sonra" edatı gibi, çıkma durumundaki sözlerin ardı sıra geldiğinde birbirine bağladığı iki yargıdan birincisini zorlayıcı bir sebep olarak gösteren bir söz
    Örnek: Sen meram ettikten kelli, tekeden süt çıkarırım, ağam! diyordu. Halikarnas Balıkçısı

kelli ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • kelli felli: Kılığı kıyafeti düzgün, olgun ve gösterişli (kimse), kerli ferli Örnek: Eczanenin akşam müşterileri hep kelli felli, efendiden, görmüş geçirmiş insanlar. H. Taner Devamını Oku

  • çekme kelliği: Köpeklerin kontrolü için kullanılan esnek tasma ve benzeri gereçlerin hayvan sahibi tarafından çekilmesiyle oluşan hafif yerel iskeminin sonucu, boyun ve baş bölgesindeki kıl dökülmesi. Devamını Oku

  • tonlulaşma: Ünsüzlerin boğumlanması sırasında, ciğerlerden gelen havaya ses tellerinin titreşerek ton vermesi. Ünsüzlerin boğumlanması sırasında, ciğerlerden gelen havaya ses tellerinin titreşerek ton vermesi, ünsüzlerin tonluluk niteliği kazanması, b, c, d, g, Devamını Oku

  • ile: Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, sebep veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz Örnek: Çabuk bir süvari ile bana haber gönderiniz. Ö. Seyfettin Bazı soyut isimlere getirildiğinde durum bildiren zarflar oluşturan bir söz. Devamını Oku

  • diz dize: Dizleri birbirine değecek biçimde, birbirine yakın olarak (oturmak) Örnek: Kendi de diz dize gelecek kadar, karşıma geldi oturdu. N. Cumalı Devamını Oku

  • uyuşmazlık: Uyuşmama durumu Örnek: Zamanı ve ortamı ile uyuşmazlığı buradan geliyordu. H. Taner Kelimede, yan yana gelen iki hecede bazı seslerin bulunmayışı. Örnek olarak Türkçede son sesi -k olan bir kelimeye -k ile biten bir ek getirildiğinde ilk -k sesi düşen küçükcük > küçücük gibi. Devamını Oku

  • sendelemek: Dengesi bozularak düşecek gibi olmak, adımlarını şaşırmak Örnek: İkimiz de birbirine sarılmış sarhoşlar gibi bir sağa bir sola sendeliyorduk. Halikarnas Balıkçısı Herhangi bir olay karşısında ne yapacağını şaşıracak kadar sarsılmak. (Ort. O.): Kavuklu’nun Devamını Oku

  • muhakeme: Birbirine karşı olan iki tarafı dinleyerek bir yargıya varma, yargılama. Usa vurma Örnek: Daima felsefe yapmaya hazır, kurulmuş bir makineye benzeyen ukala dimağım muhakemeye başladı. Ö. Seyfettin Bir sorunu çözmek için çıkar yol Devamını Oku

  • edat grubu: Edat tümleci. Bir ad veya ad soylu kelimeden sonra gelen edatın, eklendiği kelime ile birlikte oluşturduğu grup. Edat grupları cümle içinde sıfat ve zarf görevindedir. Cümlenin kuruluşuna yüklem olarak da Devamını Oku

  • tutturmak: Tutmasını sağlamak. Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak Devamını Oku

  • böyle: Bunun gibi, buna benzer Bu yolda, bu biçimde, hakeza Örnek: Böyle acıklı şeyleri ne diye yazıyorum bilmem ki? A. Gündüz Bu derece Örnek: Böyle bir sevmek görülmemiştir. A. İlhan İçinde “ne, nasıl” vb. sorular bulunan cümlelerin Devamını Oku

  • ivedi karşıtlama: Cezada, yargılama yöntemlerini gösteren yasanın kimi kararlara karşı, benzerlerinden ayrı olarak belirttiği kısa süre içinde karşı çıkma. Devamını Oku

  • ceza yargılığı: Başkaca yetkili bir yargılık gösterilmemişse, genel ceza yasası yanında özel olarak ceza yargılarını gösteren yasalara göre, suçlulukları duruşma sonunda gerçekleşen kişilerin, cezalarını belirten yargı yeri. Devamını Oku

  • bitişik: Birbirine dokunacak kadar yakınlaşmış veya yan yana olan Örnek: Mutfaktan bir yuvarlak gümüş tepsi içinde, cezveyi, fincanları, bitişik şeker ve kahve hokkasını getirdi. A. İlhan Yandaki Örnek: Bitişik odada yatan hasta bakıcı gürültüden uyanarak yanımıza geldi. R. N. Güntekin Yandaki ev, komşu Örnek: Asıl yalıya bitişik bir binada idiler. R. H. Karay Devamını Oku

  • öyle: Onun gibi olan, ona benzer Örnek: Ben öyle bir şey demedim. R. H. Karay O yolda, o biçimde, o tarzda Örnek: … öyle tembel tembel salınışları, birdenbire öyle bir duruşları, arkalarına bir bakışları var ki, insanı çileden çıkarıyor. Y. K. Karaosmanoğlu O denli, o kadar, o derece Örnek: Bugünlerde biraz üzüntü içindeysen de, kasavetlenmeyesin öyle. O. C. Kaygılı İçinde “ne, nasıl” vb. sorular bulunan Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar